“Yeni olan her şeyden haberdar olmak ve eski olandan da beslenmek istiyorum” diyen Perküsyonist Dilan Yeşilyaprak ile müzikle olan hikâyesini konuştuk.
• Müzik ile yolunuz nasıl kesişti?
Müzikle ilk temasım telli enstrümanlar ve özellikle bağlama ile başladı. Perküsyon hayatıma çok sonradan dahil oldu. Son on 13 yıldır perküsyon çalıyorum. Perküsyon, yüzlerce farklı tipte enstrüman barındırıyor içinde. Dolayısıyla başka bir enstrüman ailesiyle ilişkilenmeye pek vaktim olmadı. Hâlâ yeni ritim enstrümanları ve teknikleri öğrenmeye çalışıyorum.
• Siz, eserlerinizde kullandığınız enstrümanların müzik dünyasına nasıl bir etki, gelişim ve değişime katkı sunduğunu düşünüyorsunuz?
Müzisyenler geleneksel Kürt müziği enstrümanlarına mesafeli duruyorlar. Çoğunlukla Batı müziği enstrümanlarına yer vermek istiyorlar ama bunu sentez bir müzik yaratmak için değil, daha çok kendi müziklerini yetersiz buldukları için yapıyorlar. Perküsyon dersi talebinde bulunduklarında daha çok batı perküsyonlarını öğrenmek istemeleri, Kürt dansları (govendler) ile alay edip Arjantin'in halk danslarını çok daha çekici bulmaları, Türkçe konuşurken aksan farklılıklarıyla dalga geçmeleri güzel örnekler. Ben günümüz modern müziğinin de geleneksel Kürt müziği enstrümanlarıyla yapılabilirliğini göstermek adına belki minik bir adım atmış olabilirim. Devamını getirmeyi diliyorum.
“FARKLI DİLLERDE VE FARKLI TARZLARDA MÜZİKLER DİNLİYORUM”
• Kimleri daha çok dinliyorsunuz?
Her şeyi dinliyorum. Yeni olan her şeyden haberdar olmak ve eski olandan da beslenmek istiyorum. Her gün düzenli olarak farklı dillerde farklı tarzlarda müzikler dinliyorum. Bir öğrenci için ders çalışmak, bir sporcu için antrenman yapmak ne ise müzik dinlemek de müzisyenler için düzenli yapılması gereken bir pratik. Her gün kulaklarımı beslemek zorundayım. Ama özellikle dinlemekten keyif aldığım şeyleri soracak olursanız, bugünlerde rap. Hem ritimle çok ilişkili bir alan olduğu için hem de son zamanlarda Kürtçe rap alanındaki yeni gelişmeler beni çok heyecanlandırdığı için.
“AMACIM RİTİM ENSTRÜMANLARINDAN OLUŞAN BİR ALBÜM YAPMAK”
• Son olarak şu an üzerinde çalıştığınız projeler nelerdir?
Pandemi nedeniyle sokağa çıkma yasaklarının olduğu dönemde birçok kadına ücretsiz online ders verdim. Niyetim, kadın cinayetlerinin ve ev içi şiddetin aniden yükseldiği o dönemde elimden geldiğince evlerin içine girerek kadınlar için nefes alacak boşluklar yaratmak, aynı zamanda erkek enstrümanı olarak görülen perküsyonu daha fazla sayıda kadının çalmasını sağlamaktı.
Yasaklar kalkınca sosyal medyada yolumun kesiştiği bu kadınlarla buluştuk. Yaklaşık beş aydır da birlikte ritim enstrümanları üzerinde çalışıyoruz. Kendi kompozisyonlarımızı üretiyoruz. En büyük hayalim sadece kadınlardan oluşan bir perküsyon grubuyla dünyanın her yerinde konser vermek. Daha önce böyle bir örnek görmedim. Özellikle fiziksel kuvvet gerektiren, dolayısıyla erkek enstrümanı olarak görülen perküsyonu erkeğin tekelinden çıkarmak istiyorum. Erkek öğrencilerim de var elbette ama gücümün, kuvvetimin, enerjimin hepsini şu an daha çok kadınlara vermek, onları pozitif olarak ayırıp en azından müzik eğitimine erişimlerini kolaylaştırmak istiyorum. Epey de güzel yol alıyoruz.
Bunun dışındaki kişisel projelerim de var elbette. Şu an harekete geçmedim ama sadece ritim enstrümanları çalarak oluşturduğum bir albüm ilerisi için düşündüğüm bir proje.