Vadesinde ödenmeyen kamu alacakları için düzenlenen ödeme emrine karşı dava açabilirsiniz. Peki açtığınız davayı kaybederseniz ne yapmanız gerekiyor?

Bir önceki yazımda ödeme emrinin ne olduğunu, nereye ödenebileceğini anlatmıştım.

Kamu alacağının vadesinde ödenmemesi halinde vergi dairesince düzenlenen ödeme emri; borçlulara, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya bu borçlarla ilgili 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmaları konusunda yapılan bir bildirim olarak özetlenebilir. Ödeme emrinin alınmasının ardından emre karşı dava da açılabilir.

Ödeme emrinin alınmasını ardından eğer böyle bir borcunuz yoksa, borcunuzu kısmen ödemişseniz ya da borcunuz zaman aşımına uğramışsa dava açabilirsiniz.

Ödeme emrinde yer alan borcun bir kısmına dava açacaksanız, dava dilekçesinde dava açılacak kısmın türü ve tutarının açıkça gösterilmesi gerekiyor.

Peki davayı açtığınız ancak kaybettiniz… Borçlu borcun tamamına veya bir kısmına karşı vergi mahkemesinde açtığı davanın tamamen veya kısmen reddi halinde, ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmak zorunda.

Mal bildiriminde bulunulmadığı takdirde mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle karşı karşıya kalabilirsiniz. Ancak, davanın devamı sırasında, yürütmenin durdurulması kararı verilmediği müddetçe takip işlemleri süreceğinden, borcu karşılayacak değerde mal haczi yapılmış olması halinde, borçlunun dava sonucunda ayrıca mal bildiriminde bulunmasına gerek bulunmuyor.

15 günlük süre içerisinde ödeme emrine konu borcun tamamen ödenmesi halinde, mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü ortadan kalkıyor.

İlk derece mahkemesinde açtığı davayı kaybeden borçlunun, açtığı davaya konu tutarın 2026 yılı için 55 bin lirayı aşması halinde üst yargıya başvurması mümkün.

Borcun bir kısmına karşı dava açılması, dava konusu yapılmayan kısım için mal bildiriminde bulunma süresini uzatmıyor.