Haymatlos kavramını asıl anlamından daha geniş bir çerçevede ele alan Baran Kamiloğlu, çalışmalarını bu doğrultuda şekillendiriyor. Kamiloğlu, eserlerinden izleyicilerin farklı çıkarımlar yapmasını isterken kavramı aidiyet meselesini açıklayan bir anahtar kelime olarak değerlendiriyor.

ÇOCUKLUKTA BAŞLAYAN RESİM SERÜVENİ
Baran Kamiloğlu’nun resimle kurduğu ilişki çocukluk yıllarında başladı. Kars’ta doğan ve eğitim hayatını Ankara’da tamamlayan Kamiloğlu, lisans eğitiminin ardından resim çalışmalarını profesyonel olarak sürdürme kararı aldı. Kamiloğlu, “1981 Kars doğumluyum. Eğitim ve öğretim hayatımı Ankara’da tamamladım. Çocuklukta oyun ile başladığım resim serüvenini lisans eğitiminden sonra profesyonel olarak devam ettirmeye karar verdim.” diyerek sanat yolculuğunu anlattı.

TOPLUMCU GERÇEKÇİ TAVIRLA ÇALIŞIYOR
Kamiloğlu, çalışmalarında toplumcu gerçekçi bir tavır benimsediğini ve sorunsalı olan konulara odaklandığını belirtiyor. Haymatlos kavramının da bu yaklaşımıyla örtüştüğünü belirten Kamiloğlu, “Toplumcu gerçekçi bir tavır ile çalışmalarımı ele almaya ve bu konuda beslenmeye çalışıyorum. Sorunsalı olan konular ilgi ve odağımda. Haymatlos da tam da bu perspektif içine girmekte ve geniş bir kavramsal çerçeveye dayanan bir kavram. Mekân, insan ve aidiyet kavramları başlı başına bir sorunsal” ifadesine yer verdi.

“HAYMATLOS” NEYİ ANLATIYOR?
Sergide haymatlos kavramını alışılmış anlamının ötesine taşıyan Kamiloğlu, kavramı insanın aidiyet duygusuyla kurduğu ilişki üzerinden ele alıyor. Haymatlosun kendisi için yalnızca coğrafi bir kopuşu ifade etmediğini belirten Kamiloğlu, “Haymatlos, coğrafi anlamda kopuşun da ötesine işaret ediyor ve aidiyet meselesini açıklayan anahtar bir kelime.

Kavramı asıl anlamından ziyade daha geniş bir çerçevede ele alıp çalışmaları da o çizgide üretmeye çalışıyorum. Üretimlerimden herkesin farklı çıkarımlar yapmalarını istiyorum, bu sebeple haymatlos kavramını herkes tarafından bilinen coğrafi anlamıyla değil de aidiyet kavramı üzerinden incelemeye çalıştım” dedi.

SIRADAN NESNELER, FARKLI ANLAMLAR
Sergideki bavul, harita, kişisel eşyalar ve insan figürleri, Kamiloğlu’nun anlatımında yalnızca görünen nesneler olarak yer almıyor. Sanatçı, çalışmalarında bilinen ve sıradan nesne ya da figürleri farklı anlamlara işaret eden metaforlar olarak kullandığını belirterek, “Çalışmalarımı ele alırken bilinen, sıradan nesne veya figürleri daha çok metafor olarak kullanmaya çalışırım.

Asıl kimliklerinden ziyade görünenin ardındaki anlamları benim için daha önemli, böylelikle seyirciye farklı kapılar aralayabiliyorsunuz.” ifadelerine yer verdi.

ESERLER İZLEYİCİYLE OLUŞMAYA DEVAM EDİYOR
Sanatçı Kamiloğlu, sergiyi gezenlerin eserleri tek bir anlam üzerinden değerlendirmesini istemiyor. Resimlerin izleyiciyle buluştuktan sonra farklı yorumlara açık kalmasını isteyen Kamiloğlu, “Bu ve daha önceki sergilerimde izleyiciye keskin sınırlar koymayı amaçlamadım.

Daha ziyade, resimlerimin yapıldıktan sonra da izleyici ile oluşum sürecine devam etmesi benim için daha önemli.” diyerek serginin izleyiciyle tamamlanan yönüne dikkat çekti.






