Ankara'nın tarihi ilçesi Altındağ’ın Akalar Mahallesi, Sarıca Sokak’ta bulunan Yeşil Ahi Camii, Ankara’nın geçmişten günümüze ulaşan en eski tarihî ibadethaneleri arasında yer alıyor.

Kaynaklara göre 1349-1392 yılları arasında inşa edilen yapı, aradan geçen yüzyıllara ve çeşitli onarımlara rağmen özellikle iç mekânındaki geleneksel mimari ve süsleme özellikleriyle dikkat çekiyor.

Kaynaklarda Ahi Hüsamettin tarafından yaptırıldığı aktarılan cami, boyuna dikdörtgen planlı olarak inşa edilmiş. Kiremit kaplı çatıyla örtülen yapının beden duvarlarında kerpiç ve tuğla birlikte kullanılmış.

Caminin özgün, geometrik süslemeli ve çok tablalı ahşap giriş kapısı ise günümüzde Ankara Etnografya Müzesi'nde sergileniyor.

EN DİKKAT ÇEKİCİ ÖZELLİĞİ PENCERELERİNDE GİZLİ

Yaklaşık 7 asırlık tarihiyle zamana meydan okuyan Yeşil Ahi Camii’nin iç mekânında ilk bakışta öne çıkan ayrıntılardan biri, pencere çerçevelerindeki süslemeler. Osmanlı’nın erken dönem ahşap süsleme anlayışının izlerini taşıyan pencerelerde, Edirnekârî üslubuyla işlenmiş karanfil ve bitkisel motifler dikkat çekiyor.

Pencere pervazları ve kapı çevrelerinde yer alan bezemelerde turuncu ve yeşil tonlar ağırlık kazanırken, safran sarısı yaprak motifleri de bu renk uyumuna eşlik ediyor. Kök boyalarla oluşturulan renklerin büyük ölçüde korunmuş olması, süslemelerin tarihî görünümünü günümüze taşıyor.

Pencerelerin üst bölümlerinde Kelime-i Tevhid yer alırken, alt kattaki pencerelerde de benzer süsleme anlayışı görülüyor. Pencere kanatları ve ahşap çerçevelerin büyük ölçüde korunmuş olması, caminin yüzyıllar öncesine uzanan süsleme geleneğini bugün de gözler önüne seriyor.

AHŞAP TAVANDA DA GELENEKSEL SÜSLEME İZLERİ BULUNUYOR

Caminin iç mekânındaki tarihî süslemeler pencere ve kapı çevreleriyle sınırlı kalmıyor. Harimin üzerini örten ahşap tavanda da geleneksel süsleme anlayışının izleri görülüyor.

Tavanın merkezinde altıgen biçimli bir göbek bulunuyor. Pervazlarla çevrelenen bu bölümde, kök boyalarla oluşturulduğu belirtilen turuncu, yeşil ve sarı tonlar öne çıkıyor.

Kubbesi bulunmayan ve düz ahşap tavanla örtülen yapı, bu özelliğiyle Ankara’nın geleneksel cami mimarisinin dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor.

MİHRABI TAVANA KADAR UZANIYOR

Caminin güney duvarının ekseninde yer alan alçı mihrap, tavana kadar uzanıyor.

Köşelerinde sütunceler bulunan mihrap nişinin üzeri mukarnas kavsaralı olarak düzenlenmiş. Üst bölümde ise bir sıra palmet motifi yer alıyor.

Caminin ilk dönemine ait minberi ise günümüze ulaşamamış.

ONARIMLARLA GÜNÜMÜZE ULAŞTI

Yüzyıllar içerisinde çeşitli müdahaleler geçiren Yeşil Ahi Camii, bu süreçte bazı mimari değişikliklere uğradı. Kaynaklara göre yapı 1953, 1959 ve 1975 yıllarında onarıldı.

Onarımlarla birlikte özellikle yapının dış görünümünde değişiklikler meydana gelirken, iç mekândaki pencere süslemeleri, ahşap tavan, mihrap ve kadınlar mahfeli gibi tarihî unsurlar korunarak günümüze ulaştı.

Geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan Yeşil Ahi Camii, bugün de ibadete açık olarak kullanılıyor. Hamamarkası'nın tarihî dokusu içerisindeki cami, yüzyıllara rağmen koruduğu mimari ve süsleme özellikleriyle Ankara’nın yaşayan tarihî mirasları arasında yer alıyor.

Muhabir: Muhammed Ali YAHŞİ