Tabip Subay olarak 20 yıl görev yaptıktan sonra kendi isteği ile emekliye ayrılan Mehmet Serhan Karahan fotoğraf ile üniversite yıllarında ilgilenmeye başlamış. Yaptığı çalışmalarda şehir-insan ilişkisi üzerinden ilerlemeyi sevdiğini belirten Karahan, “Şimdi özgün bir tasarımla, yeni bir ‘Ankara’ kitabı için çalışıyorum. Yine babam ve onun memleketine olan sevgisinden, düşkünlüğünden ilham alan bir kitap planlıyorum. Bu kitabı çoğu babama bazıları bana ait metinlerle de destekleyeceğim. İkinci ‘Ankara’ kitabımı bir sergiyle birlikte görücüye çıkarmak istiyorum.” dedi.
Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Tabip Subay olarak 20 yıl görev yapan Mehmet Serhan Karahan, fotoğrafla üniversite yıllarında ilgilenmeye başladığını; yürümeyi, sporu, (izlemeyi) okumayı, denizi ve fotoğraf çekmeyi çok sevdiğini ifade etti.
Çalışmalarında şehir-insan ilişkisi üzerinden ilerlediğini belirten Mehmet Serhan Karahan, “Şehirdeki hareketlilik içindeki insanı, şehrin geometrisi içindeki insanı, şehrin doğası içindeki insanı, şehirdeki diğer canlılarla ilişkideki insanı görmeye, göstermeye çalışırım. Bu sırada çok olağandışı şeylerin peşinde de değilimdir. Ha, başarıyorumdur başaramıyorumdur ayrı konu. Zaten burada sizinle konuşurken de ‘fotoğraf sanatçısıyım’ gibi bir iddiam olmadığını söylemeliyim ve söyledim bile. Buradan devamla Kocatepe Camii avlusunda sırtında kitaplık taşıyan kişi, kar yağışı altındaki beyaz saçlı yaşlı erkek ya da bir mitingde çektiğim şu fotoğraf için benim çekmek istediklerimin bir örneği diyebilirim.” diye konuştu.
Çalışmalarıyla bir süredir ilgimi çeken Mehmet Serhan Karahan ile nelerden ilham aldığını, çalışmalarının üretim sürecini ve hayallerini konuştuk.





