Drama öğretmeni, yazar ve P4C Eğitmeni Songül Teleri, derslerinde çocukları oyun ve rol çalışmalarının yanı sıra çocuklarla felsefe (P4C) uygulamalarıyla düşünmeye ve sorgulamaya yönlendiriyor. Hazır cevaplar yerine sorular üzerinden ilerleyen Teleri, empati, iletişim ve değerler üzerine düşündürüyor. Sınıf içindeki gözlemlerinden yola çıkan Teleri, bu çalışmalarını “Luma, Şeffaf Balık ve Görünmez Gücü” adlı kitabına da taşıdı.

13 YIL SONRA EĞİTİME GERİ DÖNDÜ

Dokuz yıl Millî Eğitim Bakanlığı bağlı sınıf öğretmenliği yapan Songül Teleri, evlilik ve çocukları nedeniyle eğitim sektörüne 13 yıl ara verdi. Bu süreçte farklı alanlarda eğitimler almaya devam eden Teleri, çocuklarının büyümesinin ardından yeniden eğitim sektörüne dönerek drama öğretmenliği yapmaya başladı. Teleri, kendisini ve eğitim sektörüne dönüş sürecini şöyle anlattı: “Evliyim, iki kız çocuğu annesiyim. Dokuz yıl MEB’de çalıştım, sınıf öğretmenliği yaptım. Daha sonrasında evlilikle, çocuklarla 13 yıl ara verdim. Onun haricinde ben hep kendimi geliştirdim; eğitimler aldım.”

EMEL ÖNAL İLKOKULUNDA DRAMA VE FELSEFE BİRLİKTE KULLANILIYOR

Drama öğretmeni Songül Teleri, derslerinde çocukları oyun ve rol çalışmalarının yanı sıra Çocuklarla Felsefe (P4C) uygulamalarıyla düşünmeye, sorgulamaya ve farklı bakış açılarını değerlendirmeye yönlendiriyor. Hazır cevaplar vermek yerine sorular üzerinden ilerleyen Teleri; empati, iletişim, özgüven ve değerler üzerine düşünme fırsatı oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Ben öncesinde de atölyeler yapıyordum, P4C atölyeleri yapıyordum. P4C’nin açılımı; çocuklarla ve yetişkinlerle felsefe yapmak, düşünme, sorgulama. Genelde sorularla haşır neşir oluyoruz. Çocukları soru sormaya, düşünmeye yönlendiriyoruz. Yanlış cevap yoktur; çocuğun cevabı kendine göre doğrudur, düşüncesi doğrudur, yeter ki çocuk düşünsün. Emel Önal İlkokulunda iki yıldır drama öğretmenliği yapıyorum. Drama derslerinin içine P4C’yi kendi inisiyatifimle ekliyorum; çocuklara bir şeyler katsın, gerçekten düşünmeyi unutan çocuklara birazcık düşünmeyi sağlasın diye.”

ÇOCUKLARIN KENDİLERİNİ TANIMALARINA VE İFADE ETMELERİNE ALAN AÇIYOR

Teleri’ye göre çocukların kendilerini anlatabilmeleri, çoğu zaman düşünüldüğü kadar kolay değil. Drama, çocuklara kendilerini keşfedebilecekleri ve düşüncelerini karşı tarafa aktarabilecekleri güvenli bir alan sunuyor. Derslerde kısa skeçler, doğaçlamalar ve senaryolar hazırlayan Teleri, özel gün ve haftalarda değerler eğitimi temelli tiyatro çalışmaları da gerçekleştiriyor. Nezaket, empati, dayanışma ve tarih bilinci gibi konuları Drama yoluyla çocuklarla ele alıyor. Teleri, şunları söyledi:

“Çocuğa diyoruz ki ‘Kendini bir anlat bize.’ Durup kalıyor çocuk, ‘Kendimi anlatmak ne demek acaba?’ Orada bile çocuk tıkanıp kalabiliyor. Dramayla çocukların kendini rahat ifade edebilmesi, çocukların kendini tanıması, bir de tanımaktan sonra kendini karşı tarafa anlatabilmesi önemlidir.”

SINIF GÖZLEMLERİ “LUMA”YA DÖNÜŞTÜ

Çocukların zaman zaman “görünmez” hissetmelerinden yola çıkan Teleri, yıllar içinde Biriktirdiği küçük hikâyeleri ve yazarlık eğitiminde geliştirdiği metinleri bir araya getirerek Luma’nın hikâyesini oluşturdu. Denizlerin derinliklerinde yaşayan şeffaf bir balığın hikâyesini Anlatan kitap; farklılık, özgüven, kendini tanıma, kendi değerini fark etme ve görünmeyen güçleri keşfetme temalarını işliyor. Teleri, kitabın ortaya çıkış sürecini şöyle anlattı:

“Çocuklarımla da gece yataklarında birlikte sohbetlerimizi çok yaparız, onlara hikâyeler anlatırdım. Bazen sınıftaki çocuklardan uydururdum. İşte ‘Bir çocuk varmış, kendini görünmez hissedermiş’ diye. Oradan ‘Kendini görünmez hissetmek’ gibi bir cümle aklımda kaldı. Daha sonra dedim ki bunu bir kitap haline getirsem nasıl olur? Yazarlık eğitimi de aldım. Eğitimde bize bir kelime verildi, benim kelimem ‘kılçık’tı. O kelimeyle bir paragraflık küçük bir hikâye yazdım. Daha sonra o metni, çocuklarda görünmezlik ve kendini görünmez hissetme fikriyle, heybemdeki küçük küçük hikâyelerle birleştirip hikâyeleştirdim ve Luma çıktı ortaya.”

ÇOCUKLARDAN VE VELİLERDEN GÜÇLÜ GERİ DÖNÜŞLER ALIYOR

Teleri, drama çalışmalarında çocukları zorlamadan, kendilerini güvende ve rahat hissedebilecekleri bir ortam oluşturmayı önemsiyor. Özellikle kendini ifade etmekte zorlanan çocukların süreç içinde gösterdikleri değişimin hem aileleri hem de arkadaşları tarafından fark edilmesinin kendisi için önemli bir motivasyon olduğunu belirtiyor.

Teleri, “Çok güzel geri dönüşler alıyorum. Bir öğrencim vardı, özel eğitim gereksinimi olan bir çocuğumuzdu, disleksi vardı çocukta. Çocuk ilk başlarda kendini tanıtırken bile gözyaşlarına boğuldu. Daha sonra velisi, ‘Hocam, çok teşekkür ederim. Benim çocuğumdaki ilerlemeyi çevrem fark etti. Kendini çok rahat ifade ediyor. En son gösteriyi yaptık, gösteride çocuk baş roldeydi’ dedi. Arkadaşlarından da ‘Ne kadar güzel anlattı ne kadar güzel kahkaha atabiliyormuş’ şeklinde dönüşler aldık.” dedi.

ATÖLYELER VE YENİ KİTAPLAR ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR

Okul çalışmalarının yanı sıra çocuklara yönelik drama ve P4C atölyeleri düzenlemeyi sürdüren Teleri, yazarlık çalışmalarına da devam ediyor. Çocuklara eğitim ve kitaplar aracılığıyla ulaşmayı, her çocuğun hayatında küçük de olsa olumlu bir iz bırakmayı hedefliyor. İlkokul ve ortaokul seviyesine yönelik yeni kitap projeleri üzerinde çalışan Teleri, aynı zamanda annesinin hayat hikâyesini otobiyografi olarak kaleme almaya hazırlandığını belirterek şunları söyledi:

“Atölyeler düzenliyorum. Çocuklara ulaşmayı seviyorum. Bu kitapla ulaşayım veya eğitimlerle ulaşayım, her çocukta bir iz bırakıp ilerleyeyim. Aileler evde de drama yapabilir. Mutfakta yemek yaparken de yapabilirsin, yatakta yatarken de yapabilirsin. Mesela ‘Bana mavi bir şey söyle, bana şaşkın bir şey söyle, bana komik bir şey söyle’ diyebiliriz. Bu, hızlı düşünmeyi ve bir şeye odaklanmayı artırır. Bunun gibi birçok şey evde ailelerle yapılabilir. İki tane daha ilkokul seviyesinde kitabım var, bir de ortaokul seviyesinde bir hikâyem var. Ayrıca annemin hayat hikâyesini otobiyografi şeklinde kaleme almaya çalışıyorum.”

Muhabir: Melahat TAŞ