İran - ABD - İsrail ateş hattı tüm dünya barışını tehdit ederken dünya halkları bu durumu nasıl değerlendiriyor? Özellikle NATO müttefiği olan ülkelerin vatandaşları savaşa girme veya destek verme ve hatta ucundan kıyısından dahi olsa tüm bu gelişmelere katılma konusunda ne düşünüyorlar gelin inceleyelim.
Öncelikle İspanya örneğini ele alalım, gururlu bir duruş sergilemişler ve ABD'nin İspanyol üslerini İran'ı bombalamak için kullanamayacaklarını belirtmişlerdi hatırlarsanız. Trump her gün mutlaka güne İspanya'yı tehdit ederek başlıyor bu arada... (Tüm ekonomik yaptırımlara maruz bırakılacaklarını, bu devletin bir "loser" yani kaybeden olduğunu belirtiyor, yine kendisine yakışır seviyeli bir siyasi tartışmayı kamuoyuna sunuyor ABD Başkanı(!)) İspanya'yı şimdi biz böyle yere göğe sığdıramıyoruz ama oranın sağcı partileri de neden İsrail'e destek olmuyorsun, neden ABD'ye üslerimizi açmıyorsun, diye mevcut hükümet üzerinde dehşet bir baskı kuruyor. İspanya yaptırımların etkisini görmeye başladı bile ancak Başkan Sanchez, "Hiçbir geri adım atmayacağız, devletin tüm imkanlarını vatandaşın mağduriyetini azaltmak için kullanacağız, biz bu yangını körüklemeyeceğiz!" diyerek karşılık verdi. İspanyol halkının genelinde savaş karşıtı tutum yaygın olarak gözlemlenmekte.
Bir diğer ülke ise İtalya, Meloni henüz tutarlı açıklamalar yapmıyor. Bir gün ABD'ye bir gün İran'a bir şeyler söylüyor ve net bir dış politika anlayışı yorumlayabilmek henüz mümkün değil. Muazzam anti emperyalist bir tutumu İtalyan hükümeti benimsedi mi bu zamana kadar? Sanmıyorum, daha geçen yıl Arnavutluk ile göçmenlere ilişkin pek çok anlaşma gerçekleşti, çok da Arnavut halkının kararları önemsendi mi açıkçası üzerine oturup düşünmek gerek... Neyse konuya geri dönecek olursak İtalya'nın tutumu henüz net olmamakla birlikte İtalyanların %70'inin savaşa karşı olduğuna dair savaşlar var. ABD NATO güçlerinin İtalya üzerinden hiçbir şey gerçekleştirmemesini istiyor İtalyan halkı ve Meloni'nin üzerinde ciddi bir kamuoyu baskısı var. Trump ile iyi ilişkilere sahip olan Meloni'nin nasıl bir siyaset izleyeceği merak konusu.
Avrupa'nın geri kalanında ise genel olarak bir savaş karşıtlığı yaygın. Halklar konunun diplomasi ile çözülmesinden yanalar elbette. Benzer şekilde Türkiye'nin dış politikası da yatıştırıcılık üzerine kurulmuş durumda ancak savaşın içerisindeki üç devletin de siyasi tutumları geri adım atmamak / ateşkes kararı almamak üzerine kurulu ve bu durum gerçekten çok endişe verici. Türkiye'nin II. Dünya Savaşı'ndaki İsmet İnönü'nün benimsediği o muazzam dış politika yine gündeme gelmiş bulunmakta. Savaşa girmek istemiyoruz, hiçbir ülke ile, özellikle de komşularımızla asla kötü ilişkilerimiz olmamalı. Umuyoruz ki Irak'tan, Libya'dan bir şeyler öğrenebildik...