Tedavisi olmayan bir hastalık gibi yer etti insanların yüzünde.
Tebessümü bile çok gördü…
“Cıvıtma’’ dercesine o kırıntıyı da alıp götürdü.
Bir zamanlar insanın yüzüne kendiliğinden yerleşen tebessümden eser kalmadı.
Tek tük olan tebessümler de “hadi bana müsaade’’ demeye hazırlanan misafir gibi.
Herkesin kafasında ayrı bir hesap, hemen herkesin cebi delik. Bedenler gibi zihinler de yorgun. Gülmeyi, gülümsemeyi unutmuş gibi insanlar.
Devamı için tıklayınız.