Canlı renklerin, abartılı figürlerin ve hikâye anlatımının çalışmalarında önemli bir yer tuttuğunu belirten sanatçı ve eğitmen Fatma Akgün, “Geleneksel motifleri birebir aktarmak yerine, çağdaş bir anlatım diliyle yeniden yorumluyorum. Canlı renkler, naif figürler ve iç içe geçen mekânlar; geçmişin durağan bir anı değil, bugünle konuşan canlı bir yapı olduğunu vurguluyorum. İnsan, doğa ve hayvan arasındaki sınırların belirsizleşmesi, aidiyet, korunma ve birlikte var olma duygularını çalışmalarımda öne çıkarıyorum. Amacım, nostaljiyi idealize etmek değil; onu bugünün duyarlılığıyla yeniden düşünmek ve insanları kendi hafızasıyla sessiz bir diyaloğa davet etmek.” diye ifade ediyor.

İlham kaynağının anılar ve nenesinin anlattığı hikayeler olduğunu belirten Fatma Akgün, “Geleneksel Anadolu motiflerini ve sembolik renkleri kullanarak geçmişle bugün arasında duygusal bir bağ kurmayı amaçlıyorum. Perspektif ve oranlarda bilinçli bir serbestlik tercih ederim; benim için önemli olan görsel gerçekçilikten çok, anının ve hissin doğruluğudur. Kediler, yorganlar, resimlerimde yalnızca detay değil, hafızayı taşıyan anlatı öğeleridir.” dedi.

Çalışmalarıyla bir süredir ilgimi çeken sanatçı ve eğitmen Fatma Akgün ile nelerden ilham aldığını, çalışmalarının üretim sürecini ve hayallerini konuştuk.
Devamı için tıklayınız.





