Ekim ve Kasım aylarında tüm federasyonlar, yeni başkan ve yönetimlerini seçmek için hummalı bir faaliyet içinde olacaklar. Bu seçimler, bir yazı dizisine dönüşeceği için 1.bölümden bir siftah yapayım istedim.

Danıştay'ın aldığı Başkan seçimi için uygulanan imza toplama barajını kaldırma kararını uygulamak için prosedürü tamamlayan federasyonlar için adaylar ve Danıştay kararını ısrarla uygulamamak için direnen federasyonlar için de aday adayları, yavaş yavaş 'Bu yarışta biz de varız' diyerek ortaya çıkmaya başladılar. Çünkü imza toplama kararını kaldıran federasyonlarda ana statüde belirtilen temel koşulları yerine getirdikleri anda adaylıkları resmiyet kazanacak, diğerleri ise imza toplama barajını aşana kadar adaylığa terfi edemeyecekler.

Aslında bu çifte standart uygulamasına en bariz örnektir. Bu da seçim sorası sporun mahkeme kapılarında sürünmesini de beraberinde getirecek ve maalesef federasyonlar kendini tam bir kaosun içinde bulacaklardır.

Cumhuriyetimizin 100.yıldönümünü kutlayacağımız 2023'de olağan genel seçimler için TBMM'de tüm kesimlerin temsil edilmesini sağlamak amacıyla siyasi partiler için seçilme barajının 10'dan 7'ye düşürülme çalışmaları yürütülürken, Federasyon başkanlarına uygulanan %15'lik imza toplama barajının Danıştay kararına rağmen bazı federasyonlarda uygulanmasının sürdürülmesi eşitsizliğe yol açmakta ve mağdurlarına da yargıya gitme hakkı vermektedir.

Bu konunun kaosa dönüşmeden Bakanlık tarafından resmi yönden olmazsa da mutlaka halledilmesi gerekmektedir. Bakanlık; nasıl adaylık onamasını yapma yetkisine haizse, %15'lik oy toplama baraj uygulamasını sürdüren federasyonlardan, demokrasinin tam olarak uygulanması, eşitsizliğin giderilmesi, seçime daha fazla adayın katılarak kendi plan ve projelerini genel kurulda anlatabilmesinin yolunu açmak için ihtiyaçtan fazla oy toplamamasını içeren bir centilmenlik anlaşmasına uymalarını isteyebilir. Ben bu öneriye yaparken özellikle spor teşkilatında bazı dostların bıyık altından güldüklerini tahmin edebiliyorum. O dostlara da hemen belirteyim ki ancak demokrasiyi içine sindirebilmiş başkanların buna uyabileceğini ve bakanlığın işinin de bu konuda ne kadar zor olduğunun da bilincindeyim.

Yasaya göre federasyonların her Olimpiyat Oyunlarının ardından 3 ay içinde seçime gitme zorunluluğu var. Ancak pandemi yüzünden Tokyo 2020 bir yıl ertelenince, Başkan ve yönetimlerin görev süreleri otomatik olarak bir yıl uzadı, yeni seçileceklerin ise bir yıl kısaldı. Çünkü Paris'te yapılacak bir sonraki olimpiyat oyunlarının tarihi 2024.

Bence son yılların en başarılı federasyonları; Olimpiyatlardaki performanslarının yanı sıra altyapı çalışmaları da baz alındığında Okçuluk, Boks, Cimnastik, Voleybol, Karate'dir ki bu branşımızdaki başarının an büyük payı 19 Nisan'da kaybettiğimiz rahmetli Esat Delihasan'a ait olduğunu belirtemesek büyük haksızlık yapmış oluruz.

Madalya lokomotiflerimiz olarak görevlerini Tokyo'da da ifa ederek madalya açısından eli boş dönmeyen Tekvando ve Güreş, alt yapı başarısıyla Judo, gelişim içinde olan Atıcılık, Yelken ve Modern Pentatlon başkan ve yönetimleri, yeniden göreve gelmek için aday olacak rakipleri karşısında bir adım daha öndeler.

Aday yoğunluğunu en fazla yaşayacak olan federasyonlarımız ise devasa bütçeleriyle özellikle olimpiyatlarda bir türlü istenileni veremeyen Atletizm, Basketbol ve Yüzme olacak.

Basketbolda, görevdeki başkan Hidayet Türkoğlu'nun karşısına şimdiden iki güçlü aday aday çıktı. Bunlar eski federasyon Başkanı Harun Erdenay ve A Milli Takımlar eski başantrenörü Erman Kunter. Bu iki önemli adayın Hidayet başkanı epey zorlayacak gibi görünüyor.

Atletizm de ise şu ana kadar basın toplantısı yaparak adaylığını açıklayan tek isim eski milli ve rekortmen atlet Necdet Ayaz, İstanbul'da yaptığı geniş katılımlı bir toplantıda projelerini başlıklar halinde açıklarken, %15'lik imza barajına vurgu yaparak aday adayı olduğunu ifade etti. Şimdiki başkan Fatih Çıntımar, bildiğim kadarıyla sadece sosyal medyadan aday olacağını açıkladı. Adı geçen Zeki Öztürk ve Ergüder Uzun'dan ise şimdilik haber çıkmadı.

Yüzme de ise Başkan Erkan Yalçın dışında birkaç adayın ismi dolaşıyor ama henüz bir hareketleri yok.

Bu arada Güreş Federasyonunda da Musa Aydın'ın ciddi rakipleri çıktı. Dünya Şampiyonu, Olimpiyat ikincisi, 3 kez Avrupa şampiyonluğu bulunan Grekoromen stilde efsane isimlerinden Şeref Eroğlu'ndan başka dünya şampiyonlarımızdan Selçuk Çebi'nin de adaylık için adı geçiyor.