Güz gelince çile başlar, dertler çoğalır:Okulların açılışı, çocukların okul giderleri, bir yandan kışlık gereksinimler diğer yandan seni çağırır yanına.Çocuklar okula, arkadaşlarına, öğretmenine kavuşma sevinci içindedir.Alıp onları yanına, birlikte kitaptı defterdi,kalemdi üniformaydı,giysiydi, ayakkabıydı, alacaksın. Onlara o sevinci yaşatacaksın.Paralar cepten boşalsa da onları yarınlara,Türkiye’nin geleceğine hazırlamak, eğitimini sağlamak görevin.Mırın kırın etmeden severek yapacaksın.Onlar senin çocukların.Onları en iyi yerlere getirmek gibi güzel bir görevin var.Sen okumamışsan, işçi kalmışsan, onların da öyle olmasını istemezsin herhalde.

***

Bak Ali Usta’nın kızı üniversite sınavına girdi.Kız da kazandı.Dil Tarih’te Edebiyat Öğretmenliği okuyor.Seninkiler niye okumasın, okumak gibisi var mı? Hem ülkenin yetişmiş insana gereksinimi var.Gelişmiş-kalkınmış ülke, iyi yetişmiş insanla, çalışmakla, üretmekle olur.Nerden nereye geldim?

***

Mevsimlerin de dili var.Konuşur bence,tıpkı insanlar gibi. Hem havadan, hem sudan, daha da çok konuşur.Hava mı karardı, soğudu belki, bir güz havası ya da kışa göz kırpmadır bu.Seslenir insanlara;hazırlan, kışa hazırla kendini !,diyerek.Undu,bulgurdu, yağdı, turşuydu, konserveydi, kışlık yiyeceklerini; odundu,kömürdü kimi yerde tezek yakacaklara ,kalın giysilerini de al diyecektir.Ansızın hazırlıksız yakalanırsan kışa, ayvayı.yedin demektir.Açtı-yoksuldu demez, hastaneye bile düşürür seni.Para yetiştiremezsin doktorlara, ilaçlara…

***

Bahar çiçeklerle,yeşilliklerle, cıvıl cıvıl kuşlarla, meleşen kuzularla; yaz kavun karpuz, kirazla; güz narla ayva ile, sararan yapraklarla, soğuyan hava ile; kışsa karla, tipiyle, kardan adamla konuşur.Konuşmayan dilsiz yoktur doğada.Her şey konuşur yaz demeden kış demeden. En çok da insanlar konuşur.Konuşarak anlaşır.Sorunları olayları konuşarak çözer.

***

Bunları niye mi yazdım?Yeni bir eğitim yılı başlıyor.Hem bir yaşam gerçeğine dikkat çekmek,hem de günümüzün eğitim dünyasının geldiği boyutları anımsatmak içindi.Ne var ki yıllar sonra değişen dünyada gelişen eğitim ve öğretimde çağdaş dünyanın koşullarına uyamayacak kadar bir geri kalmışlık sırıtıveriyor.Ulusal eğitim politikalarımızda bakanlığın yanlışları sürüyor.Koskoca bir yıl böyle yaşanır mı?Yaşamın anlamı bunlarla ölçülür.Âdeta ömrümüzün klasik rutin ömür boyu uğraşları bunlardır.

Bunları bütünleyen nitelikler,nicelikler,özellikler de vardır.Bilinçli yaşamanın kuralı da budur...