Çocukluk döneminde yaşanan diş hekimi deneyimleri, bireylerin yaşam boyu ağız ve diş sağlığına bakışını doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, özellikle ağrı algısı ve iğne korkusunun çocuklarda diş hekimi kaygısının temel nedenleri arasında yer aldığını vurgularken, gelişen teknolojiyle birlikte pedodonti alanında kullanılan dijital anestezi yöntemleri bu korkuların aşılmasında önemli bir rol üstleniyor.

“ÇOCUKLUK DENEYİMLERİ YAŞAM BOYU ETKİLİ”

Çocukluk çağında edinilen diş hekimi deneyimlerinin, bireyin ilerleyen yıllardaki ağız ve diş sağlığı alışkanlıklarını belirleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu ifade eden Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, birçok yetişkinde görülen diş hekimi korkusunun temelinde çocuklukta yaşanan ağrılı ve stresli tedavilerin yer aldığını söyledi.

Özellikle erken yaşlarda yaşanan zorlayıcı tedaviler, olumsuz klinik ortamlar ve enjeksiyon kaynaklı korkuların ilerleyen dönemlerde dental fobi gelişimine zemin hazırlayabildiğine dikkat çeken Şen, modern pedodontik yaklaşımların temel amacının çocuklara ağrısız, güvenli ve konforlu bir tedavi deneyimi sunmak olduğunu vurguladı.

GELENEKSEL YÖNTEMLER KAYGIYI ARTIRABİLİYOR

Geleneksel diş tedavilerinde en önemli kaygı kaynaklarından birinin lokal anestezi uygulamaları olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, özellikle klasik enjektör sistemlerinde enjeksiyon sırasında hissedilen basınç ve ağrının çocuklarda ciddi stres yaratabildiğini ifade etti.

Alt çene bölgesinde uygulanan bazı anestezi tekniklerinin yalnızca dişi değil, dudak, yanak ve çevre yumuşak dokuları da uzun süre uyuşturabildiğini belirten Şen, bu durumun çocuklarda istemsiz dudak ve yanak ısırmalarına, buna bağlı doku travmalarına yol açabildiğini kaydetti.

“DİJİTAL ANESTEZİ AĞRI VE STRESİ BELİRGİN ŞEKİLDE AZALTIYOR”

Gelişen teknolojiyle birlikte pedodontide hasta dostu uygulamaların öne çıktığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, dijital anestezi sistemlerinin enjeksiyon sırasında oluşan ağrı, iğne korkusu ve stresi önemli ölçüde azalttığını söyledi.

“Dijital anestezi sistemleri sayesinde çocukların tedaviye adaptasyonu kolaylaşıyor. Klinik süreç hem hasta hem de ebeveyn açısından daha kontrollü ve konforlu ilerliyor” diyen Şen, bu yöntemlerin çocukların diş hekimiyle olumlu bir ilişki kurmasına katkı sağladığını ifade etti.

“İLACIN KONTROLLÜ VERİLMESİ AĞRIYI MİNİMUMA İNDİRİYOR”

Dijital anestezinin, lokal anestezik solüsyonun bilgisayar kontrollü bir mikroişlemci aracılığıyla, sabit hız ve basınçta dokuya iletilmesini sağlayan modern bir yöntem olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şen, sistemin doku direncine göre ilacı otomatik olarak ayarladığını belirtti.

Bu sayede enjeksiyon sırasında yanma ve ağrı hissinin büyük ölçüde ortadan kalktığını ifade eden Şen, “Çoğu çocuk yalnızca hafif bir temas hissi algılıyor. Kalem formundaki ergonomik ve ışıklı tasarım, klasik iğne görünümünü ortadan kaldırarak çocukların psikolojik uyumunu artırıyor” dedi.

“SİHİRLİ KALEM” ALGISI KORKUYU AZALTIYOR

Dijital anestezi cihazlarının kısa ve ince iğnelerle çalıştığını, ayrıca uygulama sırasında hafif müzik gibi dikkat dağıtıcı unsurlar içerdiğini belirten Şen, çocuklara “dişini uyutan sihirli bir kalem” anlatımıyla yaklaşılmasının tedavi sürecini daha sakin hale getirdiğini söyledi.

Bu yaklaşımın, çocuklarda diş hekimi korkusu gelişme riskini önemli ölçüde azalttığını vurgulayan Şen, hekimin iletişim becerisi ve ailenin tutumunun da tedavinin başarısında belirleyici olduğunu ifade etti.

HANGİ DURUMLARDA DAHA AVANTAJLI?

Dijital anestezinin dolgu, kanal tedavisi ve diş çekimi gibi birçok işlemde güvenle kullanılabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, özellikle şu gruplarda önemli avantajlar sağladığını söyledi:

Daha önce olumsuz diş hekimi deneyimi yaşamış çocuklar

İğne korkusu veya dental fobisi bulunan hastalar

Özel gereksinimli bireyler

Dudak ve yanak ısırma riski yüksek olan çocuklar

Dijital sistemlerin yalnızca ilgili diş çevresini uyuşturduğunu belirten Şen, bu sayede uzun süreli dudak ve yanak uyuşmasının önüne geçildiğini, tedavi sonrası doku hasarı riskinin azaldığını ve anestezinin etki süresinin daha kontrollü olduğunu ifade etti.

Muhabir: Sami Barkın Coşkun