Yaşadığımız ve verdiği tarifsiz acıyla ruhumuza kadar işleyen deprem felaketiyle birlikte futbolumuz yeni bir deyim kazandı, 'Destek transferi'
Nereden çıktığına gelirsek… Futbol federasyonu; depremden etkilenen, tesisleri yerle bir olan büyük kayıplar yaşayarak Süper lig başta olmak üzere tüm liglerde yer alan takımlara devam edip etmeme hakkını tanıdı. Başta Gaziantep ve Hatay gibi büyük yıkıma uğrayan kentlerin süper ligdeki temsilcileri Gaziantepspor ile Hatayspor ligden çekilme kararı aldılar. Yine 1.lig ekiplerinden Y. Malatya ve Adanaspor da aynı doğrultuda hareket ettiler.
Futbol Federasyonu da Kulüpler Birliği Vakfı ile yaptığı görüşmelerden sonra çekilme taleplerine izin verilmesine ve gelecek sezon yine bulundukları liglerde devam etmelerine onay verdi.
Bununla birlikte Profesyonel liglerden çekilen tüm takımlara, sezonun kalan kısmana ait TFF nezninde doğan garanti alacaklarının ödenmesine karar verildi.
Peki sözleşmesi süren futbolcuların durumu ne olacaktı? Elbette ki maaşlarını almayı sürdüreceklerdi. Bu durumda Federasyon ve Kulüpler birliği Vakfının yine birlikte aldıkları karar doğrultusunda Süper Lig ve 1. Lig takımlarına ara transfer dönemi sonuna kadar yabancı futbolcu sayılarına ilave olarak en fazla 2 futbolcu transfer veya geçici transfer (kiralık) etme hakkı tanıdı. Böylelikle lig statülerinde de yapılan değişiklikle Süper Lig takımlarında bu futbolculardan biri, sahadaki 8 yabancıya ilaveten aynı anda müsabakaya devam eden kadroda 9'uncu, 1. Lig takımlarında ise 5'inci yabancı futbolcu olarak sahada yer alabilecek.
İşte bu durum tamamen depremden etkilenen kulüplerin yükünü hafifletme amacıyla destek transfer için yapıldığı açıklanınca da bu deyim de böylelikle futbol dilimize eklendi. Yani bu liglerde mücadele eden her takıma ekstradan 2 yabancı oyuncu birden transfer etme hakkı kazandırılıp sahaya çıkacak olan yabancı futbolcu sayısı artırılırken, 11'de oynayacak Türk futbolcuların sayısı da (Süper Ligde 2'ye, 1. Ligde ise 5'e) otomatik olarak düşürüldü.
Şimdi bu karardan sonra destek transfer haberleri bir anda gazete manşetlerini süslemeye başladı. Son derece sönük geçen transfer piyasasını hareketlendirdi. Destek transferlerinde adları en çok geçenlerin başında da Alexandru Maxim, Lazar Markoviç, Papy Djilobodji, Günay Güvenç, Mustafa Eskihallaç (Gaziantep), Sam Adekugbe, Saba Lobjanidze, Ayoup El Kaabi, Bertuğ Özgür Yıldırım (Hatay), Osman Hagi (Y.Malatya) geliyor.
İşte bu nedenledir ki tüm kulüpler, devam etmeme etmeyen ekiplerin kadrosunda yer alan futbolcular için transfer çalışmalarına başlarken itinayla bu deyimi kullanmak zorunda kalıyorlar. Yani hepsi bu hareketin yanlış anlamalara neden olmasından çekiniyorlar. İyi niyetle yapılan bu eylemin başka yönlere çekilmesinden endişe ediyorlar.
Dönem eski dönem olsaydı başta ben olmak üzere herkesin kafasında menfi düşünceler rahatlıkla oluşurdu. Ancak bu büyük deprem felaketinin futbolumuzda oluşturduğu olumlu anlamdaki son tablo nedense hepimizi gerçekten değiştirdi. 4 büyük kulüp olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un başını çektiği destek transferlerinin, felaketin başından beri sürdürülen ve içten gelen bir yardım isteği, fanatizminden uzaklaşma, dayanışma içinde olma arzularının tavan yapması nedeniyle bu davranışı, gerçekten başta Gaziantep ve Hatayspor olmak üzere diğer liglerden çekilen takımların yükünü hafifletilmesi olarak rahatlıkla değerlendirebiliriz.
Bir de çoğunlukla geçici olarak yani 6 ay için transfer edilecek futbolcuların, maaşlarının ödenmesi dışında devam etmeme kararı alan kulüplerine de destek için bonservis bedeli de ödenecek olması bu düşüncelerimizi biraz daha teyit eder nitelikte…
Tüm temennimiz bu dayanışmanın sadece acılı günlerde değil, sürekli olması…