Biçer Karaca, Türkiye’de kız çocukları ve kadınların yaşam hakkının sonlanması konusunda şüpheli ölüm ve üstü kapatılan intihar vakalarının münferit değil politik olduğunu ifade etti. Biçer Karaca, kız çocuklarının ve kadınların intiharları ile şüpheli ölümlerinin tüm yönleriyle araştırılması için 26 milletvekilinin imzasıyla TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

GÖRELE ŞEFFAF ŞEKİLDE ARAŞTIRILMALI

Önergesinde, Görele’de yaşananların yalnızca bir ceza dosyasından ibaret kalmadığı; risk altındaki bir çocuğun korunup korunamadığı, mağdur güvenliğinin sağlanıp sağlanamadığı, sosyal hizmet mekanizmalarının yeterli işletilip işletilmediği ve olaylar arasındaki bağlantıların ne ölçüde araştırıldığı sorularını da gündeme taşıdığı vurgulandı. Biçer Karaca, “Kağıt üzerinde işleyen süreç ile gerçekte korunan hayat aynı şey değildir. Görele’de yaşananlar, çocuk koruma mekanizmalarının ne kadar etkili işlediği sorusunu bütün çıplaklığıyla önümüze koymuştur” değerlendirmesinde bulundu.

GÖRELE, SADECE ADLİ DEĞİL HUKUKİ VE POLİTİK MESELE

Biçer Karaca önergesinde, kadın ölümlerine ilişkin sivil toplum örgütleri ve saha verileri dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Biçer Karaca, “Kadınlar yalnızca öldürülmüyor; bir bölümü de şüpheli ölüm başlığı altında belirsizliğe terk ediliyor. İntihar deniliyor, kaza deniliyor, düşme deniliyor ama gerçeğin tüm yönleriyle açığa çıkarılıp çıkarılmadığına ilişkin kuşku dinmiyor. İşte bu yüzden mesele yalnızca adli değil, siyasal ve toplumsal bir meseledir” diye konuştu.

İNTİHAR VERİLERİ KIZ ÇOCUKLARI İÇİN AĞIR RİSKİ GÖSTERİYOR

Önergede, TÜİK verilerine dayanılarak yayımlanan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı’nın 10 Eylül 2025 tarihli bilgilendirme notuna da yer verildi. Buna göre Türkiye’de 2024 yılında 4.460 kişi yaşamına son verdi. Yaş gruplarına göre intihar vakalarının en yoğun olduğu aralıkların yüzde 13,7 ile 25–29 yaş, yüzde 13,1 ile 20–24 yaş ve yüzde 12,4 ile 30–34 yaş grupları olduğu; kız çocukları ve kadınlar arasında en yüksek payın ise yüzde 16,2 ile 15–19 yaş grubunda görüldüğü belirtildi. Biçer Karaca, bu verilerin özellikle kız çocukları ve genç kadınlar bakımından ağır bir kırılganlık hattına işaret ettiğini vurgulayarak, “Kız çocukları açısından yalnızca sonuçları değil, o sonuçlara götüren şiddet, baskı, istismar, ihmal ve korumasızlık düzenini de konuşmak zorundayız” dedi.

ARAŞTIRMA KOMİSYONU NEYİ İNCELEYECEK?

Biçer Karaca, bu inceleme sonucunda hem çocukları hem kadınları kapsayan erken uyarı, koruma, izleme ve etkili soruşturma mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik somut yasal ve kurumsal önerilerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. “Bu mesele bir olayın basına nasıl yansıdığı meselesi değildir. Bu mesele, bu ülkede kız çocuklarının ve kadınların gerçekten korunup korunmadığı meselesidir; Türkiye’nin hâlâ yüzleşemediği ağır bir kadının insan hakları ihlali bağlamında çocukların ve kadınların hak gaspı sorunu olduğunu göstermektedir” dedi.

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu