Hayvan haklarında korkunç bir yerdeyiz! Öncelikle bu konuda veri toplamanın zorluğundan bahsetmemiz lazım çünkü kaç hayvan katledildi sorusunun cevabını tam olarak vermek neredeyse imkansız. Sadece minimum sayıyı verebiliriz ancak bu sayı öyle bir iki oynayan bir şey değil, muhtemelen gerçek sayı bizim bildiğimizin katlarca fazlası... Buna rağmen veriler bize korkunç bir şeyi gösteriyor: Türkiye'de hayvanlar katlediliyor, hem de yüz binlercesi!

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM)'in raporlarına göre ortalama olarak 6 ayda 500.000'e yakın canlının -medyaya aktarılan veriler bunlar- yaşam hakkı gaspedildi. İşkence ve acı verici muamelede artış gözlemleniyor. Buna ek olarak halen kümes hayvanlarının hakları konusunda bir arpa boyu yol ilerleyemedik, kafessiz yaşam diye yıllardır insanlar imza topluyor halen tüm ömrünü küçücük kafeslerde ayakları ve gövdeleri korkunç yaralar içinde yaşayan kümes hayvanları dolu ülke. Kedi, köpek, kirpi, kaplumbağa... Hergün yenisi ekleniyor bu psikopat listeye ve bu caniler cezasız kalıyor, bizimle aynı otobüse biniyor, markete gidiyorlar.

Üzgünüm kelimelerimi yumuşatamayacağım, bu insanlıktan nasibini almamış korkunç yaratıkların zulmünün cezasız kalmasının, kanunun aktif bir şekilde savunmasız hayvanların haklarını savunmamasının artık derhal bir sonu olmalı. Bu caniler nasıl ya nasıl cezasız aramızda dolaşabiliyor?

Şimdi soruyorum: Bu kadar cezasızlıktan sonra insanlar neden polisi arasınlar? Cezasız kalacağını bildikleri bir şey için neden polisi arasın insanlar gerçekten merakımdan soruyorum. Toplum kendi adaletini yaratmak isterse bu kaosla nereye varacağız? Ne kadar kendimize hukuk devleti diyebileceğiz? İnsanlar haliyle böyle yaratıkların cezasız kalmasını istemiyor, e ne olacak? Gördüğümüz yerde aynı şiddet eylemini bu zulmü yapana gerçekleştirmek isteyen insan sayısını tahmin edemezsiniz.

Bakınız ciddiye alınmıyor ancak insan katillerinin hemen hemen hepsinin öncesinde bir kediyi köpeği mutlaka katletmişliği oluyor. Her hayvan katili potansiyel bir insan katilidir. Bu şiddet eylemi ve kana susamışlık, kendinden güçsüz bir canlıya zulmetme ve vicdanı sızlamama açıkça bir psikopatlıktır ve bir cezası, terapi süreci ve sonrasında da düzenli kontrol etme zorunlu olmalıdır. Bunu bir kediye yapanın yarın sizin bebeğinize, çocuğunuza yapmayacağının herhangi bir garantisi var mı? Kesinlikle yok.

Asıl bunları sokaktan toplamanız gerekiyor. Son yıllarda gerçekleşen korkunç artış ile tarihe geçeceğiz ve bize gelecek nesiller nasıl böyle bir katliama ses çıkarmadığımızı soracaklar. El kadar hayvanlardan ne istediğimizi, gücümüzün onlara mı yettiğini, neden onları korumak için hiçbir şey yapmayıp da aciz ve korkakça sadece bela okuduğumuzu bizlere soracaklar ve biz bir cevap veremeyeceğiz.