Bu boş vermişlik sürdüğü takdirde 2026-27 sezonu, Ankaragücü için yolun sonuna gelindiği süreç olur.

Futbolcuları bazen anlamakta zorluk çekiyoruz…

Daha 2 sezon öncesine kadar esameniz okunmuyordu…

Büyük çoğunluğunuz U19’da oynarken birdenbire herkese nasip olmayacak bir şekilde Başkentin en büyük değerlerinden biri olan Ankaragücü’nün A takım formasını giyme şansını elde ettiniz…

Geçmişten kaynaklanan devasa borç kamburu yüzünden gelen hiçbir yönetim kulübü düzlüğe çıkartamadığı için çektiğiniz sıkıntıları yadsımak size haksızlık etmiş oluruz.

Ancak geçen sezon ocak ayı sonunda göreve gelen İlhami Alpaslan; futbolcu, teknik kadro ve idari personelin maaş ve diğer alacaklarını ödeyerek, futbolcuların motivasyonunu üst düzeye çıkartmasına rağmen play-off’a kalma şansını kıl payı kaçırarak 116 yıllık koca çınarın şanlı tarihinde yeni bir sayfa açma şansını elde edemediniz.

Başkan yeni sezonda iyi bir hazırlık dönemi geçirmek için adeta çırpındı, yurtdışında kamp yapmanızı bile sağladı… Üstelik ücretlerinizde aksaklık olmaması için de elinden geleni yaptı.

İlhami Alpaslan başkanın sizden istediği tek şey, kulübün en büyük sorununu olan FIFA dosyalarının bertaraf edilmesi için ocak ayına kadar elini güçlendirmek için başarılı olmanızdı.

Ama sizin tüm bu iyi niyetli davranışlara karşın aldığınız sonuçlar sadece Başkan Alpaslan için değil tüm Ankaragücü camiası için tam bir hayal kırıklığı oldu.

Sakatlıkların artması ve uzun süreçli olması elbette ki dezavantajdı. Özellikle de tecrübeli futbolcuların iyileşme süresinin uzaması, bir de son haftaların en başarılı ismi olan Kaptan Osman Çelik’in cezalı olması da pişmiş aşa su kattı.

Üst üste 3 haftada elde edilen beraberlikler silsilesinin bozulması ve yeniden yükselişe geçilmesi için Kahramanmaraş İstiklalspor maçı belki de son şanstı.

Başkent ekibi eksiklerine rağmen maça iyi başladı… Daha 8.dakikada takımın önemli gol ayaklarından biri olan Enes Tepecik’in attığı gol, iyi bir gelişmeydi.

Sarı-lacivertliler erken öne geçmelerinin moraliyle baskılarını artırarak net pozisyonlarda bulmaya başladılar.

Ne yazık ki bu olumlu gidişatı bozanlar oldu…

İlki; Başkent ekibinin 7 golle en büyük umudu olan Mervan Yusuf Yiğit’in çok acemice bir hareketle oyundan atılışıydı… Bir faul verilmemesi olayına gereksiz bir şekilde 4.hakeme yaptığı şiddetli itirazı sonucunda daha oyunun başı sayılan bir dakikada takımın yalnız bırakması sorumsuzluktan başka bir bir şey değildi.

İkinci isim ise hakem Kemal Savaş’tı… Maçın sonucuna tesir eden inanılmaz kararlar vardı... En önemlisi de Kahramanmaraş İstiklalspor lehine verdiği penaltı kararında; Yusuf İnci, Halil İbrahim Pehlivan ve Yusuf Emre Gültekin’in arasından yaptığı kafa vuruşuyla topu dışarı attı. Her iki oyuncunun da pozisyon gereği ufak bir çarpışma dışında herhangi faullü bir müdahalesi yoktu. Buna rağmen takım olarak yapılan itirazlara rağmen kararını değiştirmedi ve maçta penaltı golüyle denge sağlandı.

Eksik Ankaragücü, 60’a kadar dayandı ancak yavaş yavaş oyundan düşmeye başladı. Ataklarını artıran konuk ekibe bu kez kaleci Görkem kurtarışlarıyla engel olmaya çalıştı. Fakat 75 ve 87.dakikalarda gelen gollere mâni olamadı.

Evet takım için önlem alınmadığı takdirde sorun koca çınar için içinden çıkılmayacak hale geleceği bir gerçek.

Çanlar bu kez gerçekten Ankaragücü için çalıyor.