Grönland üzerinden ABD- AB ilişkileri gerilmeye devam ediyor. Trump konu hakkında yaptığı son açıklamada askeri bir güç kullanmak istemediklerini ancak olası bir hayır cevabının da asla unutulmayacağını söyleyerek alenen bir tehdit mesajı vermişti. Alanın kiralanmasının da yeterli bir işbirliği olmadığını belirten ABD Başkanı, tam mülkiyet istediğinin bir kez daha altını çizdi. Davos’ta ise Grönland’ın ABD’nin ulusal ve küresel güvenliği için gerekli olduğu bir kez daha belirtildi.

Danimarka direnirse Ukrayna’ya ne olacak, sorusu ise gerilimin tırmanmasıyla birlikte bir kez daha gündeme geldi. İngiliz Paper gazetesinin haberine göre NATO içinde üst düzey isimler, Trump’ın Danimarka’yı Grönland konusunda sıkıştırmak için Ukrayna’ya yapılan askeri / istihbarat yardımını pazarlık kozu haline getirdiği / getirebileceğinden bahsediliyor. Haberde, Danimarka eğer ABD’nin taleplerine yanıt vermezse hayati yardımların dahi kesilmesinin söz konusu olduğundan bahsedildi.

Bu yaptırımlar tek boyutlu değil, Trump seçilmesinin ardından AB ülkeleriyle arasına inanılmaz yüksek bir gümrük duvarı örmüştü bu durum özellikle Grönland meselesi ile daha da önemli bir hale geldi, AB’nin en büyük pazarı olan ABD’nin bu ekonomik dolaylı yaptırım kararları zaten çok gergin olan ilişkileri daha da germiş bulunmakta.

Danimarka ise Arktik güvenliği konusunda diyaloğa açık olduklarını ancak Danimarka’nın toprak bütünlüğüne saygının esas olduğunu vurguladı.

Şimdi ise asıl soru şu: Uluslararası hukuk bu orman kanunu ilkelerinde tam olarak nerede devreye girecek? İlişkilerde bu denli yüksek anarşi en son ne zaman vardı bu da oldukça enteresan… Hukuk ilkelerinden en ufak bir sapma adeta domino taşı etkisi yaratıyor ve her ülke bu hukuksuzlukta saçma sapan bir hale geldiği gibi uluslararası ilişkiler de gerilmeye ve diplomasi anlamını yitirmeye ne yazık ki devam ediyor.