Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) gençlerin geleceğe hazırlanmasında oldukça kararlı adımlar atıyor. Ankara İnovasyon Ajansının başlattığı “Anlamlı ve kapsayıcı gençlik katılımı” olarak niteledikleri model ile hem gençlik merkezlerinde hem de gençliğin diğer faaliyetleri içerisinde gençlerin bireysel topluluk kurma ve aynı zamanda grupla güçlenmesinin sağlanması amaçlanıyor. Çalışmalar ile Antalya, Gaziantep ve Muğla belediyeleri ile gençler biraraya getiriliyor. Proje kapsamında yurtdışı partnerler ise İspanya, İtalya ve Yunanistan’daki belediyeler ile kuruldu.
Ankara İnovasyon Ajansı’nın çalışmalarını www.baskentgazete.com.tr’ye değerlendiren, Gençlik Politikaları Geliştirme Uzmanı Ankara İnovasyon Ajansı koordinatörü, kent sosyolojisi ve kent politikaları akademisyeni Dr. Halil Ecer, “Başkentte adım atarsanız, Anadolu’da koşarsınız” sloganını şimdilerde Ankara gençliği ile başlattıklarını, Antalya, Gaziantep ve Muğla ile sürdürdüklerini söyledi. Dr. Ecer, İspanya, İtalya ve Yunanistan’daki partnerleri ile de yoğun çalışmalar içerisinde olduklarını söyledi.

“ANADOLU’NUN SORUMLULUĞUNU HİSSEDİYORUZ”
Ajans üzerinden dünyada ve Türkiye’de gençlik politikalarının güçlendirilmesinin yerel yönetim boyutunu esas alan Ankara’da bir model geliştirdiklerini söyleyen Ecer, yaptıkları her faaliyetin Anadolu’nun farklı kentlerinin de görüp kendilerine uygulamalarını sağlamak istediklerini vurguladı. Ecer, “Dolayısıyla Anadolu’nun da sorumluluğunu üzerimizde hissediyoruz” dedi.
“GENÇ ÜNİVERSİTEDEN İSTİHDAMA KADAR KENDİNİ GELİŞTİRİYOR”
“Anlamlı ve kapsayıcı gençlik katılımı” olarak nitelenen model ile hem gençlik merkezlerinde hem de gençliğin diğer faaliyetleri içerisinde gençlerin bireysel topluluk kurma ve aynı zamanda grupla güçlenmesinin amaçlandığını kaydeden Dr. Ecer, bu kapsamda toplumda birazcık daha demokratik alanın genişletilmesi, gençlerin kendi projelerini üretip uluslararası alanda marka oluşturmasının sağlanması öncelikli hedefleri olduğunu söyledi. Ecer, “Aynı zamanda bunu yaparken, hangi mekanizmaları hayata geçireceğimize dair biz hem gençlik merkezini hem de bu ofisi ‘genç güçlendirme ofisi’ olarak değerlendiriyoruz. Böylece bir gencin temelde önünde 20-30 yıl çizebilecek ‘katılım merdiveni’ olarak nitelendirdiğimiz gençlik alanında bunları sağlamaya çalışıyoruz. Burada bir gencin üniversite sürecinden sonrası da istihdam piyasasına giriş biçimi, ardından da kendi topluluklarını kurarak kendisini var etme mekanizmalarını geliştirmesine katkı veriyoruz” sözleriyle anlatıyor.
TOPLUMSAL KATILIMI OLUŞTURULMASI ÖNEMLİ
“Bu mekanizmaları nasıl kurguluyorsunuz” sorumuzu da Halil Ecer şöyle anlattı:
“Yerel yönetimlerde kentsel politikalar üretilirken, toplumsal katılım mekanizması oluşturulması gerekiyor. Bir genç o süreçte nasıl yer alabilir? Bunun için mekanizmalar üretiyoruz. Genç daha güvenli, daha sosyal, daha erişilebilir alanlarda kendisini güçlendirmesini amaçlıyoruz.”

5 YILDA 100 BİN GENCE ULAŞILDI
“Bu çalışmalar kapsamında bugüne kadar kaç gence ulaşıldı?” sorumuzu da samimi şekilde yanıtlayan, Halil Ecer, “Son 1.5 yıl içerisinde genç akademiler kapsamında 70 bin genç var. 2020’den bu yana son 5 yıl içerisinde ise 100 binlerce genci su sürecin içerisine dahi ettik. Hem Başkent Genç Meclisi ayağında hem Ankara Konseyi ayağında bunu sağladık” dedi.
EKSİK GÖRÜNEN YERLER HIZLA GİDERİLİYOR
“Çalışmalarınızda geri dönüşler aldığınızda eksiğinizin olduğu yerler gördünüz mü?” sorumuzu yönelttiğimizde de Dr. Halil Ecer yaptıkları çalışmalarla ilgili de geri dönüşlere göre kademeli olarak çalıştıklarını söyledi. Ecer eksik gördüklerini de şöyle sıraladı:
“İlk aşamada genç akademileri 2024 yılı Aralık ayında Sıhhiye’de açtık. Geri bildirimler ve talepler doğrultusunda bunun daha da artırılması gerektiğini fark ettik ve şu anda da akademilerin sayısını 11’le çıkardık. İkinci aşamada Türkiye’nin genel durumu ile alakalı. Türkiye’deki siyasal ve toplumsal kutuplaşmanın artmasından dolayı gençler bu mekanizmalara erişirken kendilerini biraz güvende hissetmiyor. Biz bunun için de güvenli alanlar oluşturuyoruz. Mesela herhangi bir etkinlikte, ideolojik olarak, siyasi yönelimin farklı biçimlerinde, cinsiyet boyutunda kendilerini güvende hissedebilecekleri alanlarda…Bir program başlarken, kendisini güvende hissedebileceği, hissetmediği durumda ise şu kişiyle temas etmesini gösterdiğimiz bir mekanizma uyguluyoruz. Bu gençler için muazzam bir alan oluyor. Bu süreçte gençlerin siyasete ya da Türkiye’nin genel durumuna güvenmemesinden kaynaklı olarak bazı noktalarda katılımın eksik olduğunu görebiliyoruz. Gelen gençler partizanca bir hareket içerisinde ya da başka bir amaçla değil, tamamen güçlenmek için buraya geliyor. Belediye mevzuatı alanlarında çok fazla eksiklikler var. Hem ilçe hem de büyükşehir belediyelerinde henüz genç dostu politika üretebilme kapasitesine erişemedik Türkiye olarak.”
“ANKARA’DA ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”
“Ankara’da şimdi biz bir öncü rol üstlenmeye çalışıyoruz” diye Dr. Ecer, “Üstlendiğimiz rol de sadece burada da değil, Avrupa Birliği Parlamentosu’nda da bunun ‘katılımcı demokrasi için gençlik koridoru’ dediğimiz bir modelimiz de var. Bu modelde gencin yaşadığı mahallede, üniversitede, belediyede karar alıcılara nasıl erişebileceği, karar alıcılarla beraber nasıl çalışabileceğinin zeminini oluşturmaya çalışıyoruz” sözleriyle anlattı.
ANTALYA, GAZİANTEP, MUĞLA’NIN DIŞINDA AB’DE ORTAK PARTNERLER VAR
“Dayanışma içerisinde olduğunuz diğer belediyeler var mı?” diye sorduğumuzda da “Ankara’daki tüm belediyelerle dayanışma içerisindeyiz. Bunun yaygınlaştırılması için bizim ‘ulusal hareketlilik programı’ dediğimiz, Antalya’da 3 yıldır yerine oturan bir çalışmamız var onu sürdürüyoruz. Gaziantep’le ve bu yıl Muğla ile yapmış olacağız. Program kapsamında buradaki gençler oraya gidiyor, oradakiler de buraya geliyor. Ortak çalışmalar yapıyorlar. İzmir ile bir süreç geliştiriyoruz. Uluslararası boyutta İspanya’da İtalya’da ve Yunanistan’da partnerlerimiz var. Bu partnerlerle burada geliştirdiğimiz modeli orada da kurguluyoruz. Onun üzerinde çalışıyoruz” ifadeleriyle Ankara’da bugünün gençliğinin geleceğe hazırlanmasındaki çalışmalarını anlattı.





