Kimse kendini kandırmasın…

Ankaragücü, psikolojik olarak Galatasaray maçına kendini hazırlayabildi mi?

Asla inanmıyorum…

Tolunay Kafkas istediği kadar, “Ben işimi yapıyorum, dimdik duruyorum” desin… Camia için için kaynarken, anti Tolunaycılar tüm güçleriyle sosyal medyayı sallayıp futbolcuları baskı altına almayı başardılar.

Zaten rakip Süper ligi bir yana bırakıp kadrosunu şampiyonlar ligine göre oluşturmuş… Aldıkları yıldızlarla da her geçen gün Süper ligin çok üstünde olduklarını herkese ilan ettiler. Maç yoğunluğundan dolayı bazen zorlansalar da eskilerin deyimiyle “daha soyunma odasındayken maça 1-0 önde başlıyorlar” düşüncesini kafadan rakiplerine kabul ettirdiler.

Peki Galatasaray yönetimi, o kadar borca karşın neyine güvenip böyle bir kadro oluşturdu. Elbette ki Şampiyonlar liginden gelecek milyon eurolara… Ayak bastı ardından gruplara kalmayla gelen devasa paraları bir kenara bırakın, sadece bir maçta alacağı galibiyet primi (2.8 milyon euro) bile Ankaragücü’nün en pahalı transferinin maliyetine eşit…

Bütün bu gerçeklere karşın bazen kafa tutabilen birileri çıkabilir mi?

Bunun en güzel örneğini Başkent ekibinin kalecisi Bahadır Güngördü verdi. Galatasaray’ın Ankaragücü kalesini 36 şutla bombardımana tuttuğu maçta gol hariç isabet bulan 13 şutun 12’sini inanılmaz bir şekilde hatta lig başlangıcında sonradan oyuna girdiği Kayseri maçı haricinde oynadığı 5 maçta 7 gol bulan Mauro İcardi’yi çıldırtacak derecede kurtarışlar yapan Bahadır’ın bu olağanüstü performansı bile puan getirmeye yetmedi. Yediği ilk golde ise Zaha’nın 16 metreden 124 km hızla beklenin aksine ters köşeye attığı şuta kimsenin yapacağı bir şey yoktu.

Burada gözden kaçırmamamız gereken bir durum da Tolunay Kafkas’ın hak edene forma verme gerçeği… Hem de sezon öncesi çılgınlığa varacak şekilde oluşan yabancı kaleci istemine karşın.

Morutan’ın da eski takımına karşı oyuna yaptığı katkıları da unutmamak gerekir. 19.dakikada Galatasaray’ın nefes aldırmadığı esnada 90’a gönderdiği müthiş vuruşu kaleci Muslera  aynı güzellikte köşeden çıkartmasaydı belki de maçın gidişatı değişebilirdi. Yine Cehpas’ın golü öncesi, topu Kerem’den sökerek yaptığı atak başlangıcı Ankaragücü açısından göze hoş gelen pozisyonlardı.

Bir de Tolunay Hocanın sezon başından beri ön plana çıkardığımız ve savunduğumuz oyun okuma ve müdahale etme kabiliyetinin yine bizi haklı çıkarma gerçeğini de unutmayalım… Ankaragücü ofansif oyun anlayışında aynı dili konuşamayan klasik santrafor Rijad Bajic’in yerine sezon başlangıcından beri ilk kez 11’de yer vermediği Efkan’ı alarak Cephas’ı ileri sürmesi. Bu değişim o kadar çabuk meyvesini vermesine rağmen, sarı-lacivertliler hızlı geçişleri daha iyi yaparak 2’nci golü bir türlü bulamadı. Bulabilseydi Galatasaray’ın direncini kırabilirdi.

Şimdi çok farklı bitebilecek bir maçta Bahadır’ın başarılı kurtarışlarıyla tek farklı bir yenilgiyle sonuçlanmasının tek yararı, zorlu fikstürü geride bırakan Ankaragücü’nün önümüzdeki haftalarda gerçek rakipleriyle yapılacak puan mücadelelerinde moral motivasyonunun çok aşağılara düşmesini engellemek oldu.

Geride kalan 7 maçın (ki rakipler arasında Fenerbahçe ve Galatasaray da vardı) 5’i deplasmanda oynandı. Son dakikada gelen golle kaybedilen Kasımpaşa ile stadın yetişmemesi nedeniyle İstanbul’da oynanan Adana Demir ve evinde pozisyon bile vermeden berabere kalınan Konya maçlarında büyük bir şanssızlık sonucu puanlar kaybedildi.

Şimdi önlerinde Kayseri, İstanbul (D), Samsunspor, Başakşehir (D) ve Antalya gibi kendi kalibresindeki takımlarla yapılacak karşılaşmalar var. 3 maçın içerde oynanması ve milli maç haftası arasından sonra sakatların da dönmesi, camiayı iyiye doğru gidiş konusunda umutlandırıyor.

Bu arada en büyük görev yine 12.adama düşüyor. Bu takım Başkent’in 113 yıllık en büyük değerlerinden biri… Geçmişin üzerine bir sünger çekmek ve beyaz bir sayfa açmak, asırlık çınara yapılacak en büyük hizmettir.

GENÇLER TOPARLANDI

1.ligin güçlü ekiplerden Manisa karşısında galibiyeti kaçıran Gençlerbirliği son 2 haftada aldığı kötü sonuçların verdiği sıkıntıyı üzerinden attı.

Bandırma maçında arka arkaya gördükleri acemice kırmızı kartlarla ağır yenilgilerin sorumlusu olan Wu ve Nzaba’dan yoksun sahaya çıkan kırmızı- siyahlılar, Yatabare ile erken öne geçmelerine karşın bir taç atışıyla basit bir gol yemenin cezasını 2 puan bırakarak çekti.

Rakibinin çok güçlü kadrosuna karşın daha net pozisyonlar bulan Gençlerbirliği, son vuruşlarda biraz da şanssızlığın kurbanı oldu.