Kapitalizm, insanlığın gördüğü üretim tarzları içinde en çok eleştirilen...
Ve yarattığı her değişim sonrasında kısa zamanda çökeceği öngörülen bir sistem...
Ama günümüze kadar varlığını sürdürmeyi başardı ve dünyada ilk kez gerçek bir küresel ekonomi yarattı.
***
Kapitalizmi anlamanın en iyi yolu, onun karşıtını, yani sosyalizmi tanımaktan geçiyor...
Kapitalizmin “belalısı” sosyalizm, kimi zaman “devrimci” biçimi olan “Marksizm” olarak, kimi zaman “ reformcu” biçimi olan “sosyal demokrasi” olarak dünyanın bir çok bölgesinde egemen olmasına karşın sonunda kapitalizm ile bütünleşmek zorunda kaldı...
Ama yine de kapitalizme “dışarıdan” bakan bir akım olarak onun karakterini ve kusurlarını anlatmayı en iyi o başardı.
***
Kapitalizmin gelmiş geçmiş en etkili eleştirmeni Karl Marx’tı...
Marx’ın yazdığı “Kapital” adlı eser kapitalizmi tanımak ve anlamak açısından halen aşılabilmiş değildir...
Öyle ki, kapitalizmin en ciddi savunucuları bile sistemlerini savunabilmek için hâlâ onun tezlerini eleştirmeye devam etmekte, ancak bu işin üstesinden bir türlü gelememektedir.
***
Çok kısa bir şekilde özetlersek: Marx, kapitalizmin “çekirdeğini” emek-değer teorisine dayandırmıştı...
Buna göre işçiler iş güçlerini kapitaliste “ücret” karşılığında satıyor, ama bu iş gücü “canlı emeğin” sahip olduğu özellik nedeniyle yeniden üretim sürecinde kendisine ödenen ücretten daha fazla “değer” yaratıyordu...
Kapitalizm, kendisinden önceki sistemlerin tersine toprak rantı ve benzeri kaynaklardan değil bu “artıdeğer”den besleniyordu. Bu süreç “değer kanunu” adı verilen bir ekonomik yasa uyarınca iş gücünü piyasadan satın alan ve üretim sürecinde kullanan kapitaliste “kar” sağlıyordu...
Bu açıdan bakıldığında “değer kanunu” toplumun üretim tarzının bir göstergesiydi ve kapitalizmin iki ana sınıfı olan burjuvazi ve işçi sınıfları arasındaki ilişkileri belirliyordu.
***
Marx’tan sonra kapitalizmin en amansız eleştiricisi, Rusya’da “sosyalist devrimi” gerçekleştirerek neredeyse tüm kapitalistleri mülksüzleştiren kişi olan Lenin’di...
Lenin, devrimin ilk günlerinde Marx’ın öngördüğü “sınıfsız toplum”u gerçekleştirebilmek için son derece radikal adımlar attı...
Ancak bir süre sonra özel mülkiyet ve kapitalist sınıf yok edilse bile Rusya’da “değer kanunu”nun daha çok uzun bir süre varlığını sürdürmeye devam edeceğini ve oluşturduğu sistemin bir “devlet kapitalizmi” olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı. Lenin’den sonra ülkenin yönetimine gelen Stalin bu sistemi “sosyalizm” olarak adlandırsa da bu gerçek değişmedi. Sonuçta “devlet sosyalizmi”nin “değer yasası”nı ortadan kaldıramamış olması “sovyet sistemi”ni “piyasa sistemi”ne dönüştürdü. Bireysel kapitalistler ortadan kaldırıldı, ancak onların yerini “devlet mekanizması” aldı. Sistem sonunda “bürokratlar” olarak yeniden kendi kapitalistlerini yarattı. Onlar da bir süre sonra “bürokrat” olarak kalmaktansa gerçek kapitalistler olmayı yeğlediler ve “sovyet sistemi”ni çökerttiler!
***
Kapitalizmin “yedi canlı” bir canavar misali durmadan yeniden doğduğunu gösteren bu örnek, işçi sınıfının kapitalist sistemin boyunduruğundan kurtulmasının ne kadar güç olduğunu gösterdi...
Buna rağmen kapitalizm dünya ölçeğinde yaygınlaşıp geliştikçe işçi sınıfı da büyüdü ve örgütlendi...
Ne var ki, günümüzde işçinin beyin ve kol gücüne dayalı “klasik” kapitalist sistemin köklü bir değişime uğramakta olduğu görülüyor. “Post-sanayi dönemi” olarak adlandırılabilecek bu dönemde üretim sürecinde işçinin canlı emeği yerini giderek robotlara bırakıyor. Beyin emeğinin yerini de adım adım “yapay zeka” alıyor...
Bu süreç elbette etkilerini uzun vadede gösterecek. Yine de şu soru akla geliyor: Acaba sosyalistlerin yok edemediği “değer kanunu”, sonunda kapitalizmin doğurduğu robotik teknoloji ve onun bir parçası olan “yapay zeka” tarafından yok edilecek mi?
***
Tarihsel süreç açısından bakıldığında oldukça yeni olan bu olgu, gerçekten tartışılmayı hak ediyor...
Bu tartışma da ister istemez şu soruyu akla getiriyor: O takdirde kapitalizm varlığını sürdürmeye devam edebilecek mi?..
Kapitalistlerin olduğu ama sanayi işçilerinin olmadığı, artı değeri yaratan canlı emeğin üretim sürecinden dışlandığı, buna karşın üretimin gelişmeye devam ettiği ve kapitalistlere daha büyük kârlar sağladığı bir kapitalizm mümkün mü?
(Devam edecek)