Dünyada ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olan tütün kullanımına yönelik İstanbul Atlas Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine ilişkin farkındalıklarının yüksek olduğunu; ancak sosyal çevrenin etkisiyle risk altında olduklarını ortaya koydu. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzman Wayne Dinn ve ekibi tarafından yürütülen çalışma, 18–30 yaş aralığındaki 271 üniversite öğrencisini kapsıyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin yüzde 36’sı sigara, nargile veya elektronik sigara gibi tütün ürünlerini kullanırken, yüzde 45’i herhangi bir tütün ürünü kullanmadığını belirtti. Araştırma ekibi, tütün kullanan öğrencilerin büyük bölümünün bu ürünlere karşı düşük düzeyde bağımlılık gösterdiğini belirterek, “Bu durum, müdahale için hâlâ önemli bir fırsat olduğunu gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

Psikoloji Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmalarda sigara içme davranışının bazı kişilik özellikleriyle ilişkili olabileceği görüldü. Sigara içen öğrencilerin daha çok risk almayı seven, heyecan arayan ve kuralları zorlamaya eğilimli bireyler olabileceği belirtilirken, nöropsikolojik testlerde de dikkat çekici sonuçlar elde edildi. Sigara kullanan öğrencilerin, beynin davranış kontrolü ve ödül-ceza değerlendirmesiyle ilişkili bölgesi olan orbitofrontal kortekse yönelik testlerde daha düşük performans sergilediği görüldü.

Araştırmanın sosyal boyutunu değerlendiren ekip, öğrencilerin yüzde 71’inin ailesinde tütün kullanan en az bir bireyin bulunduğunu, ilk denemenin çoğunlukla arkadaş ortamında yapıldığını ve bu çevresel faktörlerin tütün kullanımını artırdığını belirtti. Tütün ürünü kullanan erkek öğrencilerin oranının kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğunu gösteren bulgular da uluslararası literatürle uyumlu bulundu.

Öğrencilerin yüzde 67’sinin tütünün sağlıklarına ciddi zarar verdiğini düşünmesine rağmen kullanımı sürdürmesi ise bilgilendirmenin tek başına yeterli olmadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, tütünle mücadelenin aile, akran çevresi, kültürel faktörler ve kişilik özelliklerini kapsayan çok boyutlu programlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Atlas Psikoloji Laboratuvarı’nda yürütülen bir diğer çalışmada, transkraniyal doğru akım uyarımı yöntemiyle sigara içen öğrencilerin sigara isteğinin azaltılması hedeflendi. Araştırma, tedavi yöntemlerinin kültürel bağlama göre farklı sonuçlar verebildiğini göstererek “nörokültürel hipotez”e işaret etti.

Prof. Dr. Ayçiçeği Dinn ve ekibi, üniversite gençliğinin tütünle mücadelesinde aile odaklı programlar, akran desteğinin güçlendirilmesi, nargile ve elektronik sigara konusunda özel bilgilendirme kampanyaları ve üniversite içi destekleyici hizmetlerin artırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca stresle başa çıkma becerilerinin güçlendirilmesinin de gençlerin tütün ürünlerine yönelmesini azaltmada kritik bir rol oynadığı vurgulandı.

Araştırma sonuçları, üniversite öğrencilerinin tütün bağımlılığıyla mücadelesinde bütüncül, bilimsel ve kültüre duyarlı programların gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.

Muhabir: Sami Barkın Coşkun