Milattan Önce 750-500 yılları arasında İran’dan Türkiye üzerinden geçen kervanlarla Yunanistan’a götürüldüğü bilinen cevizi, arkeolojik araştırmalara göre Anadolu’da yaşayan insanların en az 3 bin yıldır tanıdıkları ve meyvesinden, kabuklarından, dallarından hatta yapraklarından yararlandıkları biliniyor. Bu kapsamda İran’dan dünyaya yayılan cevizin Anadolu’da günümüze kadar gelindiğinde 4.5 milyonu aşan ceviz ağacı varlığına sahip olduğu tahmini yapılıyor.
Ankara’nın cevizinin tarihçesini araştıran eski Kahramankazan Belediye Başkanı Seyfettin Arslan ise, “Ankara’nın On Meyvesi” çalışmasında dünyanın en eski lezzeti olan cevizin, Ankara’daki lezzetinin başka olduğuna vurgu yapıyor.
Arslan binlerce yıllık Anadolu mutfağında başta çerez olmak üzere, pasta ve bisküvi sanayinde, parfüm sanayinde, reçel, helva yapımında, boya, tanen, plastik ve kauçuk endüstrisinde yağ olarak ilaç sanayinde sucuk, samsa, pestil yapımında Anadolu mutfağının vazgeçilmez lezzeti olan cevizi mutfak kültüründe bu denli yoğun kullanan başka bir ülke bulunmadığına dikkat çekiyor.
EN BÜYÜK KÜLTÜR VARLIĞI
Sadece damak lezzeti değil, aynı zamanda kabuğundan yakacak, kerestesinden el oymacılığı eserleri yaratılan ceviz, Türkiye’nin en büyük kültür varlığı olarak da anılıyor. İnsan sağlığına son derece faydalı olan bu lezzetli meyve, 3 bin yıllık ceviz kültürü mirasıyla, yıllık kişi başı 3.3 kilogram ceviz tüketimini ile dünyada en çok ceviz tüketilen ülke Türkiye oluyor.
Küresel ölçekte toplam üretimi yaklaşık 4.5 milyon ton olan cevizin yarısı Çin’de yetiştiriliyor. Ardından ABD, İran gelirken son olarak Türkiye, 2020 yılı verilerine göre yaklaşık 300 bin ton üretimle küresel üretim içerisinde yüzde 5 ile yer alıyor.
TÜBERKÜLOZ’U ÖNLÜYOR
Cevizin tıp alanında yaygın olarak kullanıldığı biliniyor. Yaprağının bir litre suda çay gibi haşlanarak, kaşıkla içilmesi halinde içeriğindeki iyodun sıraca (tüberküloz) hastalığına iyi geldiği de halk arasında biliniyor. Yine yaprağının kaynatılarak içilmesi halinde idrar zorluğu çekenlere iyi geldiği de biliniyor.

ANKARA CEVİZİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA KONUSU OLDU
2001 yılı Eylül ayında Tokat’ta düzenlenen I.Ulusal Ceviz Sempozyumu’nda nokta seleksiyonlara önem verilmesi önerisinin benimsenmesi ile Hülya Ünver ve Menşure Çelik tarafından Ankara yöresi cevizlerinin (juglans regia l.) seleksiyon yoluyla ıslahı analizi yapıldı.
2 bin 246 ton ürün, 109 bin 616 adet ağaç varlığı İç Anadolu Bölgesinde ceviz yetiştiriciliğinde önemli bir paya sahip olan Ankara koşullarında, üstün nitelikli ceviz tipleri seçildi.
Hülya Ünver ve Menşure Çelik’in çalışmasında İç Anadolu bölgesinde ceviz yetiştiriciliğinde önemli yere sahip olan Ankara’da, ceviz potansiyeli bakımından önemli yerleşim birimlerinden (Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Güdül, Kalecik, Kızılcahamam, Polatlı, Şereflikoçhisar, Nallıhan) 364 ceviz ağacından meyve örnekleri alındı. 4 yıl süren çalışmanın sonuç bölümünde şunlar vurgulandı:
“Ankara yöresinde gerçekleştirilen bu çalışma ile incelenen ceviz tiplerinin gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen tiplerin meyve özellikleriyle karşılaştırıldığında, önemli değerlere sahip oldukları tespit edildi. Bu durum, ülkemizin birçok bölgesi gibi, Anka





