Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, “Türkiye’de Çalışma Hayatının Geleceği ve COVID-19 Sonrası Dönemde İş Teftişi ve Rehberliğin Rolü” başlıklı yeni bir rapor yayımladı.

Rapor, literatür araştırması, ulusal mevzuatın gözden geçirilmesi ve uluslararası uygulama örneklerinin yanı sıra, iş müfettişleri, sosyal taraflar ve özel sektör temsilcileriyle yapılan mülakatlar, odak grup toplantıları ve anketlerden elde edilen bulgulara dayanıyor.

Raporda, teknolojik dönüşüm, uzaktan çalışma ve atipik istihdam biçimlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte çalışma hayatında yaşanan değişimler ele alındı. Söz konusu dönüşümler karşısında iş teftiş sistemlerinin nasıl güçlendirilebileceğine ve geleceğe nasıl hazırlanabileceğine ilişkin politika önerileri sunuluyor.

Gelişen sürecin, çalışanlara ve işverenlere yeni fırsatlar sunduğuna, aynı zamanda mevzuata uyum, iş sağlığı ve güvenliği, iş-yaşam dengesi ve çalışan haklarının korunması açısından yeni ve karmaşık zorlukları da beraberinde getirdiğine dikkat çekilen raporda, iş teftişinin dönüşen yeni yapı içinde denetim ve rehberlik işleviyle odaklanması gereken alanlara dikkat çekiliyor.

Dönüşen çalışma hayatına dair kapsamlı analiz

Raporda hem nitel hem de nicel veriler kullanılarak Türkiye’de çalışma hayatında ortaya çıkan yeni dinamikler analiz edilirken, bulgular, iş teftişinin dijital araçların kullanımı ve sosyal diyalog ile desteklenerek çalışma hayatının geleceğinde insana yakışır işin sağlanmasında kritik bir rol oynadığı tespiti yapılıyor.

ÇALIŞMADAN ELDE EDİLEN TEMEL BULGULAR:

  1. Atipik çalışma biçimleri yeni zorluklar yaratıyor.
    Uzaktan çalışma, platform ekonomisi ve esnek istihdam modelleri, geleneksel iş hukuku ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını zorlamakta; mevzuata uyum ve çalışan haklarının korunması açısından yeni riskler ortaya çıkarmaktadır.
  2. Dijitalleşme hem fırsat hem risk barındırıyor.
    Büyük veri, yapay zeka ve dijital teftiş araçları, yerinde işyeri teftişlerini tamamlayarak iş teftişinin etkinliğini artırma potansiyeline sahipken; veri paylaşımı, şeffaflık ve mahremiyet konularında ilave çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
  3. Platform çalışması özel bir odak alanı olarak öne çıkıyor.
    Platform ve uzaktan çalışma alanlarında rol ve sorumlulukların netleştirilmesi, teftiş süreçlerinin etkinliği ve çalışanların daha güçlü korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
  4. Uluslararası uygulamalar yol gösteriyor.
    Farklı ülkelerde geliştirilen veri temelli teftiş yaklaşımları, kurumlar arası iş birliği modelleri ve yenilikçi denetim yöntemleri önemli referanslar sunmaktadır.

POLİTİKA ÖNERİLERİ VE İLERİYE DÖNÜK ADIMLAR

Raporda, Türkiye’de iş teftiş sisteminin güçlendirilmesi ve geleceğin çalışma hayatındaki rolü hakkında aşağıdaki öncelikli alanlarda politika önerileri sunuluyor:

  • Atipik çalışma modellerindeki mevzuat belirsizliklerinin ele alınması
  • Uzaktan/dijital teftiş uygulamalarına yönelik kapasitenin geliştirilmesi
  • Çalışma hayatının geleceği bağlamında atipik çalışma, ortaya çıkan riskler ve teknoloji alanlarında iş müfettişlerinin yetkinliklerinin güçlendirilmesi
  • Sosyal tarafların rolünün güçlendirilmesi
  • Kurumlar arası iş birliğinin ve iletişimin artırılması
  • Pandemi gibi olağanüstü durumlar için acil eylem planı geliştirilmesi

Rapor, Türkiye’de iş teftiş sisteminin geleceğin çalışma hayatına yönelik olarak güçlendirilmesi ve sürdürülebilir işyeri uyumunun sağlanabilmesi için kamu otoriteleri, sosyal taraflar ve diğer paydaşlar arasındaki iş birliğinin artırılması ile proaktif yaklaşımların güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguluyor.

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu