Hayvanlar aleminde açlıktan yana bir sıkıntısı olmayan tek örnektir desek yalan olmaz.

Ne fil, ne kaplan, ne aslan…

Hepsi aç kalır da bir tek o yolunu bulur.

En büyük silahı zekası ve kurnazlığıdır.

Bu nitelikleri sayesinde bir çok çizgi film ve hikayelerin temel karakteri olmuştur.

Avlarını ele geçirme süreçlerinde de genellikle bu özelliklerinden yararlanarak tuzağa düşürdükleri hayvanları kolayca yakalayabilirler.

Adı genellikle ''kurnaz'' tanımlamasıyla birlikte anılır:

''Kurnaz tilki''

Günlük yaşamda da bazı kişilerin kurnazlığından, zekasından söz ederken ''tilki gibi benzetmesi yaparız.

Bu zekayı iyiye kullananlar da, kötü amaçla kullananlar da olmuştur.

Şimdi, ''tilki konusu da nereden çıktı'' diye düşünenler olacaktır.

Hemen yanıtlayalım:

Sosyal medyada yer alan bir haberden…

Aktaralım, okumayanlar da bilgi sahibi olsun:

'' Havaların aşırı sıcak geçmesinden etkilenen yaban hayvanları şehir merkezlerinde görülmeye başlandı. Ankara'nın Etimesgut ilçesinde de susuz ve aç kalan bir tilki Etimesgut'un en işlek caddesinde dolaştı. Açlıktan etkilendiği görülen tilki bir vatandaş tarafından görüntülendi.''

Tilkiler bile aç kalmaya başladıysa oturup düşünmek lazım.

Belli ki tilkinin sözlerine kanan orman sakinlerinin sayısında bir eksilme var.

Öyle olmasaydı, bir deri bir kemik kalır mıydı?

Şansını başka diyarlarda arayacak duruma gelir miydi?

Kentlerde ise durum eski tas eski hamam.

Uyanıklar duruma hakim…

Karınları tok,

Sırtları pek.

Uykuda olanlar ise huzursuz…

Bir o yana dönüyorlar,

Bir bu yana…

Horlamayı kestiler ama gözleri bir türlü açılmıyor.

Bir deri bir kemik kalan tilkinin durumundan bile ders çıkarmıyorlar.

Etiketlere bakıp bakıp iç çekiyorlar…

.