Dünya tarihinin en eski halıları arasında yer alan Yağcıbedir halıları, başkentte halı ve sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan CEPA Alışveriş Merkezi’nin zemin katında el emeği halıları sergileyen dokuma ustası Fahrettin Şahan, Yağcıbedir halıları için “sevgiliye yazılan mektup” nitelemesi yapıyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen yörük aşiretleri tarafından dokunan ve üç bin yıllık tarihi geçmişe sahip olan Yağcıbedir halılarının günümüze dek hiçbir motifinin bozulmaya uğramadığını belirten Şahan, “Genç kızlarımızın duygularını, sevdalarını, aşklarını ilmek ilmek işledikleri bir halıdır. Mektubun, bilgisayarın, iletişimin olmadığı bir dönemde kızların sevgiliye yazdığı bir mektup diyebilirim. Yani halı olarak değil bir mektup gibi bakmalıyız halıya…” ifadelerini kullanıyor.

DÖRT RENK, DÖRT SEMBOL
Yağcıbedir halılarında dört ana renk kullanıldığını da sözlerine ekleyen Şahan, bu renkleri kırmızı, beyaz, lacivert ve kahverengi şeklinde sıralıyor. Şahan, “Kırmızı kanımızın rengini, lacivert gökyüzünün güzelliğini, kahverengi toprağın rengini, beyaz da saflığı ve duruluğu anlatır” diye de ekliyor.
5 Mart’a kadar Ankara’da sergilenecek el emeği halılara başkentlilerin ilgisinin yoğun olduğunu belirten Şahan, “Ankaralılar Yağcıbedir’i çok seviyorlar, sadece maddi olarak bütçelerini aştığını, yani alım zorluğu olduğunu söylüyorlar. Biz de onlara alabilecekleri fiyattan vermek için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Yani halımız yaşasın, halımız kendine güzel evlerde yer bulsun diye hem insanımıza katkı hem köyümüze katkı olması için elimizden geldiğince en uygun fiyattan vermeye çalışıyoruz” diyor.
Halıların metrekare fiyatları ise 3 bin lira ile 6 bin lira arasında değişiyor.

SAÇAKLARI BAĞLIYSA EVLİ VEYA NİŞANLI
Tarihi bu denli geçmişe dayanan Yağcıbedir halıları, görsel güzelliğinin yanı sıra çeşitli durumları ifade etmek için de bir aracı olarak kullanılagelmiş. Dokuma ustası Şahan, bu durumu da şöyle anlatıyor:
“Bunlar (halılar) önceden kızlarımızın satmak için değil evlerinde çeyiz olarak hazırladıkları, evlendiklerinde yanlarında götürdükleri bir halıydı. Bir eve gittiğinizde Yağcıbedir’in saçağı bağlıysa o kızın nişanlı veya evli olduğunu anlarsınız, saçağı bağsızsa o kız daha evlenmemiş, herhangi bir isteyeni olmamıştır. Bu bile halıda bir anlam ifade etmektedir. Yani bu bir sanat, bir eser.”
DOKUMADA YÜZDE 50 AZALMA OLDU
Balıkesir Sındırgı’nın birçok yörük köyünde Yağcıbedir halılarının hemen hemen tüm köylüler tarafından dokunduğunu kaydeden Şahan, şimdilerde ise dokumacılıkta yüzde 50 azalma olduğuna dikkati çekiyor. Tarihi Yağcıbedir halılarının dokunduğu köylere sahip çıkılması çağrısında bulunan Şahan, “Çünkü Yağcıbedir halısı hak ettiği değeri bulamıyor, onun için de insanlar bu emeği zor işi dokumak istemiyorlar” diyor.
Metrekaresinde 140 bin ile 160 bin arası düğüm bulunan Yağcıbedir halılarına atılan “Türk düğümü” nedeniyle ömrü çok uzun oluyor. Halılarda kullanılan iplikler ise solmayan kök boyalar ile boyanıyor. Ankara’daki serginin en yaşlı halısı ise 60 yaşını doldurmuş “Kız Bergama” halısı.

KIZ BERGAMA’NIN HÜZÜNLÜ ÖYKÜSÜ
60 yıllık Kız Bergama halısı başkentlilerin beğenisine sunuluyor
Aslında hemen hemen Yağcıbedir halıları ile benzer özelliklere sahip olan ancak hüzünlü bir öyküsü olması nedeniyle “ayrılıktan çıkan bir desen” olan Kız Bergama’nın hikayesini Şahan’dan şöyle dinliyoruz:
“Bergama ile Dikili arasında yaşayan bir ailenin oğlu ile obadan bir kız birbirlerini beğenir ancak aileler arasında kavga çıkar. Bu nedenle kız tarafı Bergama’ya yerleşir ve halılarının ismini Kız Bergama koyarlar."





