Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kayboldu. Kabaiş’in, 18 gün sonra 15 Ekim günü Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulundu. Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi’nin 10 Ekim 2025’te dosyaya giren raporunda, Kabaiş’in göğüs ve vajina iç bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği belirtildi. Olay yerinden Adli Tıp Kurumu Van Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’ne nakil sürecinde cenazeye temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişilere yönelik kapsamlı DNA taraması yapıldı. İlk etapta 134 kişinin DNA profili karşılaştırılırken, bu sayı son olarak 195’e çıktı. Üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinden de DNA örnekleri alınırken, Rojin'e ait cep telefonu ise incelenmek üzere 3 ay önce İspanya'ya gönderildi. Ancak gelen son raporda cihaza erişim sağlanamadığı, yalnızca kısmi içerikli bir inceleme yapılabildiği belirtildi.
‘ROJİN’İN DOSYASI DA ALLAH'IN İZNİYLE ÇÖZÜLECEK’
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasındaki yeni gelişmelerin ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklama yaparak, “Sadece Gülistan Doku dosyası değil, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor” dedi.
Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, “Allah'ın izniyle Gülistan Doku'nun dosyası 6 yıl sonra nasıl aydınlanıyorsa, Rojin’in dosyası da çözülecek. Ben yetkililere güveniyorum. Yani karanlıkta kalmayacak. Yeni Adalet Bakanına ben çok güveniyorum, çok umutluyum. İnşallah bu olay çözülecek, aydınlanacak. Çünkü 2 senedir biz acı çekiyoruz. Ailem Adalet Bakanı ile görüştü. Diyarbakır'a gelmişti. Ben İstanbul'daydım. Daha önce de zaten biz talep etmiştik. Ama aileme de söyledim. Bakan Bey’den şunları talep ettiler; ‘Her iki DNA tespit edilsin. Onun hakkında çalışmalar yapılsın. Üniversitedeki tüm erkeklerin DNA'sına bakılsın. Rektör ve rektörün tüm akrabalarının ve Mollakasım ile Bardakçı köyündekilerin DNA’larına bakılsın” diye. Bunları talep etmişler. Bakan Bey de gerekeni yapacaklarını söylemiş. Güzel bir açıklama yaptı. Ben çok memnun oldum, duygulandım. Yani bu validir, bu yetkilidir, bu rektördür, hiç kimseyi tanımıyor. Gerekeni yaptı. Gülistan Doku'un dosyasında kim çıktı? Tunceli Valisinin oğlu çıktı. Bizimki de onun benzeridir” diye konuştu.
‘ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM’
Dosyada uzun süredir ilerleme olmadığını belirten Kabaiş, şunları söyledi:
“Son durum şu anda 6 aydır dosyada herhangi bir gelişme yoktur. Çünkü ben sürekli avukatlarımızla, Diyarbakır Barosu ile Van Barosu ile beraber Cumhuriyet Başsavcısının yanına, Van'a gidiyoruz. Sürekli söylüyoruz. Sorduğumuz soruların cevabı gelmiyor. O sorular da çok önemlidir. Çünkü avukatlar savcıya soruyor. Diyor ki: ‘Bu genç kızımız 18 gün boyunca kayıptı. Kaç gün suda kalmış? Hangi gün öldürülmüş? Biz bunun cevabını istiyoruz. Resmi olarak rapor gelsin’ O raporu çoktandır bekliyoruz ama maalesef cevap yok. Biz 2 bin 500 kişinin DNA’sına bakılması gerektiğini söyledik ama şimdiye kadar 195 kişiye bakmışlar. O gece saat 00.30'du. ‘Gülistan Doku’nun failleri bulundu’ diye son dakika haberler verildi. Ben o gece çok ağladım. Sevinç gözyaşları döktüm. Kendi kendime dedim Gülistan'ınki çözüldü. İnşallah Allah'ın izniyle Rojin’inki de çözülecek. İkisi de öğretmen olacaktı. Her iki aile de fakir fukaradır. Yapan kişi cezasını çeksin. Adalet Bakanına çok teşekkür ediyorum. Yani burada olsaydı gidip elini öpecektim. İnşallah Rojin’in de katilleri bulunacak. Çünkü bellidir, bu bir cinayettir. 2 erkek DNA’sı var, boğazına zarar vermişler. 18 gün boyunca o cansız beden suda olsaydı o şekli olmazdı.”





