Heykeltıraş ve Şair Osman Onuktav, yaklaşık 39 yıldır sürdürdüğü sanat yolculuğunda mermerin ve şiirin diliyle insanı, hayatı ve toplumsal değerleri anlatıyor. “Ölümlü bedenlerde ölümsüz dava yaşar” anlayışıyla üretmeye devam eden Onuktav; sanatın sabır, dikkat ve emek isteyen bir alan olduğunu vurguladı.

ALAYLI OLARAK ESERLER ÜRETİYOR
Genç yaşta iş makineleri çıraklığıyla çalışma hayatına başlayan Heykeltıraş ve Şair Osman Onuktav, askerlik sonrası mermer el sanatları ve heykeltıraşlığa yöneldi. Akademik eğitim almadan alaylı olarak yetişen sanatçı, Türkiye’de ve yurt dışında gerçekleştirdiği mermer çalışmalarıyla tanınırken, şiir yolculuğunu da “Kafkasi”, “Gülzadem” ve “Dildaş” kitaplarıyla sürdürüyor.
“SANAT, İZLEYİCİYLE SANATÇI ARASINDA BİR KÖPRÜDÜR”
Şiir ve heykeli farklı araçlarla aynı sanat anlayışının iki yüzü olarak gören Onuktav, birinde kalem ve kelimelerle, diğerinde çekiç ve murçla duygu ve düşüncelerini biçimlendiriyor. Doğa, insan, tarih ve coğrafyanın eserlerinin temel ilham kaynakları olduğunu belirten Onuktav, sanatın izleyiciyle sanatçı arasında bir köprü kurduğunu ve eserlerinin insanlarda düşünme, hissetme ve kendi iç dünyalarıyla bağ kurma duygusu bırakmasını istediğini ifade etti.

“SÖZÜN GÜCÜNE, ÇEKİÇ VE MURCUN HİKAYESİNE İNANIYORUM”
Türkiye’de sanatçıya ve sanata yeterince değer verilmediğini belirten Onuktav, şiir ve heykel çalışmalarını ortak bir projede buluşturmayı şimdilik düşünmediğini söyledi. Buna rağmen edebi yolculuğunun süreceğini vurgulayan Onuktav, sözün gücüne, samimiyete ve milli hafızaya dayanan dizeler yazmaya; mermerle kurduğu ilişkiyi ise çekiç ve murçla sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.





