Erzurum’dan gelen ve yaklaşık 30 yıldır Oltu taşı işleyen Muhammed Ağırman, mesleğe dayısı Zekeriya Altınkaynak’ın yanında çırak olarak başladı. Bugün atölyesinde üretim ve satış yapan Ağırman, ustalığa uzanan hikâyesini anlatırken Oltu taşındaki geleneksel üretimin geleceğine dikkat çekti. Ağırman, “Oltu taşını Erzurum’da artık sayılı ustalarımız yapıyor. Alttan yetişen eleman, çırak maalesef ki bitti.” sözleriyle mesleğin devamlılığına ilişkin kaygısını dile getirdi.

“ÇIRAK OLARAK BAŞLADIK”
Yaklaşık 30 yıldır Oltu taşı ustalığı yapan Muhammed Ağırman, Ustalığa uzanan sürecini şöyle aktardı: “Benim ki dayı mesleği. Dayımızın yanına giderdik, çıraktım. Ortalığı süpürerek başladık ve şu an 30 yıl geçti.”
OLTU TAŞINI DÜNYAYA TANITIYOR
Ağırman, Oltu taşını tanıtmak için yurt içi ve yurt dışında düzenlenen fuar ve etkinliklere katılıyor. Erzurum’daki atölyesinde üretim ve satış yaptığını söyleyen Ağırman, Oltu taşını daha geniş kitlelere ulaştırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırman, bu çalışmalarını şöyle anlattı: “Ben Turizm Bakanlığı'nın kültürel miras sanatçısıyım. Fuarlara, etkinliklere sadece Oltu taşına gönül verdiğim için Oltu taşımızı daha iyi noktalara getirmek için canla başla çalışan biriyim. Sadece Türkiye içerisinde değil, dünyayı gezip Oltu taşımızı, kehribarımızı tanıtabiliyorum.”

“MAKİNELER OLTU TAŞIMIZIN YERİNİ ALDI”
El emeğiyle yapılan Oltu taşı ürünlerinin makine üretimi karşısında zorlandığını anlatan Ağırman, fiyat farkı nedeniyle müşterilerin daha ucuz ürünlere yöneldiğini söyledi. El işçiliğinin daha maliyetli olduğunu belirten Ağırman, yaşanan değişimi şöyle anlattı: “El emeğine sıcak bakan yok. Maalesef bütçe meselesi. El emeğinin yerini makineler aldı. Ucuzlatmaya başladılar. Çünkü Oltu taşı ne kadar el emeği, göz nuru olursa o kadar pahalı. O yüzden de onları biraz daha tercih ediyorlar. Biz de onlara rağmen yaşamaya çalışıyoruz.”
DOĞAL TAŞLARLA EL İŞÇİLİĞİ
Tezgâhındaki ürünleri de anlatan Ağırman, siyah görünen taşların Oltu taşı, renkli ürünlerin ise kehribar olduğunu söyledi. Kadınlara yönelik takılar da yaptığını belirten Ağırman, ürünlerinde doğal taş kullandıklarını ve üretimin tamamen el işçiliğine dayandığını belirterek,
“Bunlar kehribar. Bunlar da reçinedir, çam ağacının fosili. Kehribarımız ve siyah gördüğünüz hepsi Oltu taşımız. Biz başka şey kullanmayız. Kadınlara da tespih yapılıyor. Takılar yapılıyor; sedef üzerine Oltu taşı, tamamen el işçiliği.” diye konuştu.

OLTU TAŞI ZORLU ŞARTLARDA ÇIKARILIYOR
Oltu taşının Erzurum’un Oltu ilçesinden, yaklaşık 150 metre derinlikten çıkarıldığını anlatan Ağırman, taşın elde edilme sürecinin zorlu koşullarda gerçekleştiğini söyledi. Geçtiğimiz ay yaşanan bir mağara çökmesinde can kaybının yaşandığını aktardı.





