Bazı mekanlar içine girer girmez size bir sıcaklık, samimiyet hissettirir. Iğdır’daki Korsan Semaver çay evi böyle küçük şirin, ev sıcaklığında bir yer. Iğdır dışından gelen üniversite öğrencilerine hem çalışma ortamı hem de manevi bir yuva samimiyeti sunuyor. Çay evi sahibi Harun Cengiz ile bu mekanın ortaya çıkışını ve şefkat dolu ortamı konuştuk. Cengiz, “Korsan Semaver; samimi, içten sevgi dolu ortamıyla, ailesinden kopup gelen öğrencilere hem çalışacak sıcak bir ortam sağlıyor hem de onlara ailelerinden ayrı olsalar da yalnız olmadıkları hissini vermeye çalışıyor.” diye konuştu.
“ASIL AMACIMIZ KALPLERE DOKUNMAK”
Cengiz, çay evini asıl amacının büyük büyük paralar kazanmak olmadığını ifade ederek, “Burası öğrenci odaklı bir mekan. Evet burada para kazanmak var, ancak amacımız, insanların kalbine dokunmak. Biz buraya gelen öğrencilere müşteri değil ilk önce misafirimiz sonra, korumamız gereken çocuklarımız gözüyle bakıyoruz. 4 yılda birçok öğrenci mezun edip yolladık. O kadar güzel dostluklarımız, kızlarımız, oğullarımız oldu ki; ben öğrencilere ağabeylik, eşim Nejla Hanım onlara ablalık yapıyor. Aslen Karslı olsam da 23 yıldır Iğdır’dayım, bu şehri iyi biliyorum, o nedenle de şehir dışından gelen ve bizi ağabey, abla bilen öğrencileri koruma duygusuyla hareket ediyoruz. 3 Çocuğum var, kendi çocuklarıma da nasıl ki ‘her yere girmeyin, tanımadığınız herkese her şeyinizi anlatmayın, tanımadıklarınıza dikkat edin’ diye nasihat ediyorsam çay evine gelen ve kardeşim olan öğrencilere de aynı nasihatları verme ihtiyacı hissediyorum. İşte böyle bu çocuklarla aramızda manevi bir aile bağ kuruluyor.” dedi.

Cengiz, çay evinde dayanışmanın da olduğuna değinerek, “Askıda simit, askıda çay hizmetleri de başka bir yardımlaşma örneğimiz. Parası fazla olanlar parası olmayanlar için böyle bir dayanışma örneği sergiliyor. Bu da hem beni hem eşimi mutlu ediyor. Biz burada kimseyi mutsuz, aç görmek istemiyoruz.” dedi.
Çay evine destekle öğrencilerin daha fazla hizmet alabileceğine dikkat çeken Cengiz, “Biz burada eşimle geleneklerimizi de yaşatmaya çalışıyoruz. El işi oyalardan, gramafona kadar pek çok antika sayılabilecek eşyaları da öğrencilerle tanıştırıyoruz. Bu nedenle aslında bize destek verilse bu hizmet daha çok kişiye ulaşabilir.” ifadelerinde bulundu.





