2016’dan bu yana kaligrafi sanatıyla ilgilenen İshak Bahadır Oğuz, çalışmalarını sürdürürken el emeği ürünler de hazırlıyor. Ahşap kitap ayraçları ve masa isimlikleri üreten Oğuz, bu ürünleri kaligrafiyle kişiye özel çalışmalara dönüştürüyor.
“HOCAMIN ÇOK FAZLA EMEĞİ VAR ÜZERİMDE”
Kaligrafiye başlama sürecinde hocası İlkay Kaynar’ın önemli bir rolü olduğunu belirten Oğuz, “Bir vasıtayla hocamızın adını öğrendim, ona ulaştım ve 45 dakikalık bir konuşmamız oldu. Atölyesine ziyarete gittiğimde ‘Evet, burası bizim aradığımız yer’ dedim. Sonrasında serüvenimiz başladı. Önce kaliteli bir insanla beraber olup onun bütün güzel hallerini, güzel hislerini kendimize alabilmemiz gerekiyor. Bunlarla birleştirerek yazıya da bunu yansıttığımızı düşünüyorum. Hocamın çok fazla emeği var üzerimde.” dedi.

“KİMSEDE OLMAYANI BAZ ALIYORUZ”
Kaligrafi sanatçısı Oğuz, etkinlik kapsamında hazırladığı ürünlerde ahşap ve kaligrafiyi bir araya getirdiğini belirterek şöyle konuştu:
“Burada kendi üretmiş olduğumuz kitap ayraçlarımız var, masa isimliklerimiz var. Bunları da ahşap makinesinde kendimiz üretiyoruz. Aslında kimsede olmayanı baz alıyoruz. Materyalleri de farklı kılarak ürünlerimizi benzersiz şekilde sunmaya gayret ediyoruz. İnsanlar aldığı zaman kimsede olmayan bir şeyi edinmiş olsun istiyoruz.”
“BİR HARF SADECE BİR HARF DEĞİLDİR”
Kaligrafiyi yalnızca güzel yazı olarak görmediğini belirten Oğuz, bir eserde çizgi, ölçü, boşluk ve ritmin de önemli olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Kaligrafi, benim için yazının sanata dönüştüğü çok özel bir alan. Aslında baktığımızda bir harf sadece bir harf değildir; kullanılan çizgi, ölçü, boşluk ve ritim, o esere farklı bir karakter kazandırır. Bu sanat büyük bir sabır ve disiplin gerektiriyor. Bir eserin ortaya çıkması bazen saatler, hatta günler sürebiliyor. Çünkü burada sadece güzel yazmak yeterli değil; harflerin birbirleriyle olan dengesi, kompozisyon ve estetik bütünlük de çok önemli.”
“KALİGRAFİYİ GÜNLÜK HAYATA TAŞIMAYA ÇALIŞIYORUM”
Çalışmalarında geleneksel kaligrafi anlayışından beslenirken kendi yorumunu da kattığını belirten Oğuz, farklı yüzeyler üzerinde çalışarak bu sanatı günlük hayata ve dekorasyona taşıdığını söyledi. Oğuz, “Özellikle el emeğinin ve kişiye özel tasarımın günümüzde yeniden değer kazanmasını çok kıymetli buluyorum. Bence kaligrafiyi özel yapan en önemli şeylerden biri de teknolojinin ne kadar geliştiği bir dönemde hâlâ insan elinin izini taşıması. Her eser aynı şekilde tekrar edilemiyor; çünkü sanatçının o anki emeği, dikkati ve ruhu esere yansıyor.” diye konuştu.

“BU SANATI GELECEK NESİLLERE AKTARMAK İSTİYORUM”
Kaligrafiyi yalnızca icra etmekle kalmayıp gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamak istediğini belirten Oğuz, bu sanatın geçmişten gelen bir kültürel miras olduğunu vurguladı. Oğuz, “Benim en büyük hedefim ise bu sanatı sadece icra etmek değil, insanlara sevdirmek ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamak. Çünkü kaligrafi geçmişten bize ulaşan bir kültür olduğu kadar, doğru şekilde yaşatıldığında geleceğe bırakabileceğimiz çok değerli bir miras.” şeklinde sözlerini noktaladı.




