Bugün 18 Mart.
1915'te 'Çanakkale Geçilmez!' sözünün tarihe yazılışının yıldönümü…
O gün, Çanakkale Boğazı'nı aşarak İstanbul'a ulaşacağını uman emperyalist güçlerin bu umudunun bertaraf edildiği gün.
Emperyalist güçlerin, İngiliz ve Fransız savaş gemileriyle boğazı aşarak denizden İstanbul'a ulaşamayacaklarını öğrendikleri gün.
Öğrendiler de ne oldu?
Karadan ulaşmayı koydular hedeflerine…
25 Nisan'da, Gelibolu Yarımadası'ndan karaya çıkarma yaptılar.
Acımasız kara savaşları yaşandı bu kez de.
Yarım milyonun üzerinde insanın can verdiği bir süreçtir andığımız.
***
Çanakkale destanının yazılma sürecinde yaşananlar, nice olay, nice ayrıntı, hüzün, kahramanlık… Destanın taşlarını ören nice olay…
Mehmet Akif Ersoy'a 'Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda' diye yazdıran savaşlar zinciridir Çanakkale…
O ünlü halk türkümüzdeki sesleniştir:
'Çanakkale içinde vurdular beni / Ölmeden mezara koydular beni / Of, gençliğim eyvah!'
Sonrasında Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale'de ölen başka uluslardan askerler için söylediği sözlerse o destanın en önemli unsurlarından birisi:
'Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; göz yaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.'
***
Atatürk'ün bu sözleri bir mektuptandır. Çanakkale Savaşları'nda yaşamını yitiren Avustralyalı, Yeni Zelandalı askerlerin ailelerine gönderilmiş bir mektuptan...
Mektup, her yıl bir şafak vakti, Gelibolu Yarımadası'ndaki Anzak Koyu'nda bir ayinin parçası olarak anımsanır, okunur.
Türkiye'den, Avustralya'dan, Yeni Zelanda'dan insanlar olur ayinde. Hep beraber dinlenir Atatürk'ün mekubu.
Üç ülkenin de ulusal marşları seslendirilir sonra…
Dua edilir.
***
Bu ayinse 25 Nisan'da yapılır.
Gelibolu'da, Anzak Koyu'nda…
'Şafak ayini'dir adı.
Türkiye'ye gelen Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar, gece ayin için Çanakkale'den yarımadaya geçerler.
Kimisi uyku tulumlarıyla, kimisi üzerlerine aldıkları battaniyelerle uzanırlar çimenliklere.
Şafak vaktini beklerler…
Bu arada dev ekranlardan Çanakkale Savaşları'yla ilgili belgeseller izlenir. Röportajlar dinlenir…
Şafakla birlikte alana kurulan katafalkla tören başlar.
Şafak ayininin yapıldığı günün adı 'Anzak Günü'dür.
Peki, Anzak ne demektir bilir misiniz?
Anzaklar denilince, bir ulus gelir birçok kişinin usuna.
Oysa Anzak, Birinci Dünya Savaşı'na katılan bir kolordunun adının kısaltılmışıdır.
Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu'nun.
'Australian and New Zealand Army Corps'un…
O kolordu, 1915'te Gelibolu'ya Britanya İmparatorluğu adına çıkmıştı. Çünkü, sömürgesiydiler o imparatorluğun.
***
Atatürk'ün mektubunun ve yıllar sonra gelenekselleştirilen şafak ayinlerinin tüm dünyaya verdiği ileti ise ortak:
'Savaşların kazananı olmaz. Sömürgesi, sömürüleni olmayan barışçıl bir yaşam kurmaktır aslolan!'
***
Bugün 18 Mart…
Emperyalist güçlerin, İngiliz ve Fransız savaş gemileriyle boğazı aşarak denizden İstanbul'a ulaşamayacaklarını öğrendikleri günün yıldönümü.
Bu yılın 18 Mart öncesindeki son Cuma gününde Yeni Zelanda'dan bir katliam haberi geldi.
Cuma namazı sırasında Christchurch kentindeki iki cami kurşun yağmuruna tutuldu. Onlarca ölü, onlarca yaralı.
Katliama yalnızca 'bir psikopatın işi' olarak bakmak adlandırma kolaylığı.
Onun içindir, saldırganın adını anma gereği bile duymuyorum.
Toplumlar, halklar, ülkeler arasında düşmanlıkları, nefret duygusunu kışkırtıcı politikaları uygulayan herkesin eli var o silahın tetiğinde…
O kurşunların hedefinde ise barışçıl bir yaşam düşü var…
Atatürk'ün mektubunda söyledikleri de var…
Her 25 Nisan şafağında Anzak Koyu'nda yapılan ayin de…