Avını bekleyen sırtlan gibi…

Gözleri, görüş sınırlarında bir o yana gidiyor, bir bu yana…

Sanki kurbanını arıyor…

Fırsatını buldu mu yapışacak ensesine.

Kaçarı yok…

Vay efendim, ''tam da takmak üzereymiş''

Yok efendim, ''Evi karşı kaldırımda iki adımlık mesafede imiş''

Yemezler…

Cezadan kaçış yok…

Kurallara uyalım,

Uymayanlar hakkında da gerekeni yapalım.

Ama işin suyunu da kaçırmayalım.

Millet can derdine düşmüş…

Bir de cezakoliklerle uğraşmasın.

Şu lanet virüs yüzünden milletin şaftı kaydı…

Ülke geneline hakim olmaya başlayan sıcakların da etkisiyle maskeli yaşam giderek güçleşiyor.

Durum, kalp, tansiyon gibi rahatsızlıkları bulunanlar için büyük risk taşıyor…

Taksan sorun…

Takmasan sorun…

İnsanları bu açmazdan kurtaracak bir formül gerek…

Önlem şart…

Ama onun da bir ayarı, ölçüsü olmalı…

Aksi halde yağmurdan kaçarken doluya tutulmak da var…

Yetkililer, sıcakların bastırmasıyla birlikte kendini gösteren, bu soruna da bir çare bulacaktır elbet.

Biliyorsunuzdur yolculuk hikayesini…

Yaşlı kadın, muavine seslenir:

Kapatın şu klimayı, zatürreeden öleceğiz…

Klima kapatılır.

Bu kez yaşlı bir adam bağırır:

Açın şu klimayı, sıcaktan öleceğiz…

Çözümü bulan sürücü muavine seslenir:

Klimayı aç, önce teyze gitsin…

Sonra da kapa, sıra sıcaktan bunalanlara gelsin…

Orta yolu bulmak bazen zor oluyor…

Maske konusunda olduğu gibi…

Taksan bir dert…

Takmasan bir dert…