1 Haziran ile başlayan normalleşmenin nasıl bir anormalleşmeye dönüşeceğini yazmak için kahin olmak gerekmiyordu… Yakın çevremize bakmak bu işin zaten hangi sona varacağını net olarak gösteriyordu… Anladık ekonomi kötü, devletin millete verecek, destek olacak parası yok ve bir şekilde insanların işine gücüne bakması elzem… İyi de denetim olmadan; temas, temizlik, maske diyerek, sadece maske takmayana 900 TL ceza yazarak bu işin önünün alınamayacağı da önemli bir gerçek…
Bu işin kuralını muralını dinleyen yok… Denetimin de yetersiz olduğu aleni ortada… En kolayından site tarzı yerleşim yerlerini ufaktan bir kontrol etmek durumun vehametini anlamak için çok yeterli… Temas, temizlik ve maske kuralıymış hak getire… Yani bir başka Eylül'ün bizi beklediğini biliyor ve de görüyoruz…
İşin ilginç yanı yönetenlerin durumun ciddiyetine bakışı karşısında bizim KOVD-19'un da kafası karıştı!
Şöyle ki; AVM'lere giden gelenle muhatap olmayan, 'girin gezin alışverişinizi yapın' diyeninden bir KOVİD-19… İbadethanelere toleranslı davranan, düğünlerde sopalı halay çekenleri rahatsız etmeyeninden!
LGS'ye, üniversite sınavına giren öğrenciye dokunmayanından! TBMM'de toplanıp torbalardan yasa çıkartan vekillere de hoşgörülü bir virüs!
Bizim COVİD-19 lokantada, restoranda yemek yiyene de bulaşmıyor… Otobüste sıkış tepiş olanla, çarşı, pazarda dolaşanla da ilgilenmiyor!
Tatilde, sahilde olanla da muhataplığı yok!
Askerini gönderirken eğlence yapana da toleranslı…
Ve de avukatları gözaltı yaparken karga tulumba temasın hat safhada yaşandığı durumlarda da bulaşmayanından!
Bizim KOVİD-19 sadece çoklu baro sistemine karşı olan baro başkanlarının 200 metre yürümesinde, TBMM'den içeri girmesinde bulaş riski olanından!