Kurban Bayramı’yla birlikte artan kırmızı et tüketimi uzmanların da gündeminde. Türk Kanser Derneği Gönüllü Diyetisyeni Selin Zingin, özellikle kanser tedavisi gören bireylerin et tüketiminde daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Kırmızı etin kaliteli protein, demir, çinko ve B12 vitamini açısından önemli bir besin kaynağı olduğunu belirten Zingin, etin nasıl saklandığı, çözdürüldüğü ve pişirildiğinin sağlık açısından en az tüketim miktarı kadar önemli olduğuna dikkat çekti.

Yeni kesilen et hemen tüketilmemeli

Yeni kesilen etin ilk saatlerde sert yapıda olduğunu belirten Zingin, bunun sindirimi zorlaştırabileceğini ifade etti. Özellikle mide ve bağırsak hassasiyeti bulunan kişilerde hazımsızlık ve şişkinlik şikayetlerinin artabileceğini söyleyen Zingin, etin tüketilmeden önce buzdolabında dinlendirilmesinin daha doğru bir yöntem olduğunu vurguladı.

Yanlış çözdürme bakteriyel riski artırıyor

Etin güvenli tüketiminde doğru saklama koşullarının kritik önem taşıdığını belirten Zingin, yanlış çözdürme yöntemlerinin bakteriyel üremeyi artırabileceğini söyledi.

Bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde enfeksiyon riskinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini kaydeden Zingin, etin en güvenli şekilde buzdolabında yavaş çözdürülmesi gerektiğini ifade etti. Çözdürülen etin tekrar dondurulmaması gerektiğini belirten uzman isim, hızlı çözdürme gerektiğinde ise etin sızdırmaz ambalaj içinde soğuk su altında bekletilebileceğini dile getirdi.

Kömürleşmiş etten uzak durulmalı

Kırmızı etin yüksek ateşte ve doğrudan aleve maruz bırakılarak pişirilmesinin sağlık açısından risk oluşturabileceğini belirten Selin Zingin, özellikle kömürleşmiş ve yanmış bölgelerin tüketilmemesi gerektiğini söyledi.

Haşlama, fırında kontrollü pişirme ve kısık–orta ateşte pişirme yöntemlerinin daha güvenli tercihler olduğunu ifade eden Zingin, etin pişirme öncesinde zeytinyağı, limon ve baharatlarla marine edilmesinin de sağlıklı bir yöntem olabileceğini kaydetti.

Kanser hastalarında beslenme kişiye özel planlanmalı

Kanser tedavisi sürecinde protein ihtiyacının artabileceğini ancak bunun yüksek miktarda kırmızı et tüketimi anlamına gelmediğini belirten Zingin, beslenme programının mutlaka kişisel ihtiyaçlara göre hazırlanması gerektiğini söyledi.

Bulantı, iştahsızlık veya ağız yaraları yaşayan hastalarda et tüketiminin zorlaşabileceğini belirten Zingin, bu durumda etin daha yumuşak, sulu yemek ya da kıyma formunda hazırlanmasının tüketimi kolaylaştırabileceğini ifade etti.

Bağışıklığı baskılanmış hastalara kritik uyarı

Kemoterapi gören ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde gıda güvenliğinin çok daha önemli hale geldiğini vurgulayan Zingin, yalnızca tam pişmiş, iyi saklanmış ve güvenli şekilde hazırlanmış etlerin tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Çiğ ve pişmiş gıdaların temas etmemesi gerektiğini belirten Zingin, kullanılan mutfak ekipmanlarının ayrılması ve pişmiş yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesinin enfeksiyon riskini azaltmada büyük önem taşıdığını ifade etti.

Muhabir: Mete Karakul