Ankara'da düzenlenen toplantıda Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ve Kültür Emek-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, bu birlikteliğin emekçilerin hak arayışında yeni ve daha güçlü bir dönem başlatacağını vurguladı. Kültür Emek-Sen’in Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na katılımı duyuruldu. Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, "birleşe birleşe kazanma" vurgusuyla, bu birlikteliğin emekçilerin hak arayışındaki dayanışmayı artıracağını ifade etti.

Kültür Emek-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya ise "bağımsız sınıf sendikacılığı" ilkeleriyle yürüttükleri mücadeleyi konfederasyon çatısı altında büyüteceklerini belirtti. Demirkaya, hedeflerinin 4688 sayılı Kanun’un kısıtlı yapısını aşarak kültür ve sanat emekçilerinin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek olduğunu vurguladı.

SENDİKAL GÜÇ BİRLİĞİ ÇAĞRISI

Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Kültür Emek-Sen’in katılımıyla gerçekleşen birlikteliğin önemine vurgu yaparak, konfederasyon olarak izledikleri mücadele anlayışını şu sözlerle ifade etti:

"Değerli arkadaşlar, ülkemiz daha önceden tahmin edilmeyen farklı süreçlerden geçmektedir. Biz Kamu-İş Konfederasyonu olarak ülkemizin tüm insanlarını, tüm coğrafyasını, bu coğrafyada yaşayan tüm kardeşlerimizi dostluk çerçevesinde, barış içerisinde yaşama kültürüyle yoğrulmuş bir şekilde emek mücadelesi verme yoluna çıkmış bir mücadele arkadaşınızdır. Türkiye'deki emekçi sınıf mücadelesinde yol alırken; Cumhuriyet değerleri çerçevesinde, ülkemizin bugüne kadar gelmiş ve getirilmiş olduğu tüm değerlere sahip çıkarak, barış içerisinde, insanların birbirini kırmadan, dökmeden, üsttencilik yapmadan, düşmanlaşmadan, ötekileştirmeden, ayrıştırmadan bir arada yaşama kültürünü Kamu-İş Konfederasyonu olarak olabileceğine inanıyor ve bu mücadeleyi sürdürüyoruz.”

“BİRLEŞEREK BÜYÜYECEĞİZ”

Yıldırım, Birleşik Kamu-İş’in etkililik anlamında Türkiye’nin birinci konfederasyonu olduğunu hatırlatarak, tüm emek mücadelesi verenlere "birleşme" çağrısında bulundu. Kültür Emek-Sen ile atılan adımın, hem hak arayışında hem de kültürel değerlerin korunmasında bir dönüm noktası olacağını belirten Yıldırım, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Türkiye'nin sayısal anlamda 3'üncü, etkililik anlamında 1'inci konfederasyonu olması üzerinden; Merkez Yönetim Kurulu olarak, emek mücadelesi yapmış ve yapmakta olan tüm mücadele insanlarına bir çağrıda bulunuyoruz. Birleşe birleşe kazanacağız, birleşe birleşe büyüyeceğiz ve birleşe birleşe Türkiye'deki emekçilerin hak ettikleri değeri almasına, ülkemizi patronların değil emekçilerin ülkesi yapmaya kararlıyız. Bu çağrımıza olumlu cevap veren Kültür Emek-Sen sendikamızın değerli başkanı ve yöneticilerine teşekkür ediyorum. Bir arada olmanın mücadelemize güç katacağına; kültür alanında Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu o kültürel zenginliğimizi, bazen sözlerimizin yetersiz kaldığı durumlarda sanatla, kültürle anlatma yolunu seçeceğimize inanıyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bizlerle olmaya karar verdiniz.”

SENDİKAL MÜCADELE BİRLEŞEREK BÜYÜYOR

Kültür Emek-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, 2019’dan bu yana sürdürdükleri bağımsız sendikal mücadeleyi, daha geniş kitlelere ulaşmak ve sorunlara daha etkin çözümler üretmek amacıyla Birleşik Kamu-İş çatısı altında sürdüreceklerini belirtti. Demirkaya, bu kararlarını şu sözlerle açıkladı:

"2019 yılında Kültür Emekçileri Sendikası olarak yola çıktık. Çağdaş, laik, demokratik hukuk ülkesi şiarıyla; siyasi bağlılıktan ziyade emekçilerin haklarını kendilerinin çözebileceği bir sendikal mücadeleye giriştik. Yıl 2026, bu mücadelenin doğruluğunu bize destek verenlerin her geçen yıl artmasından gördük. Ancak biz bunu daha büyük bir kitleye, istediğimiz ülkeye ulaşabilmek için bir konfederasyona ihtiyacımız olduğunu düşündük. Dolayısıyla mücadeleyi daha büyük bir alana taşımaya karar verdik.”



"BİZ EMEKÇİ VE İŞÇİLER BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ"

Kültür Emek-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, sendikanın kurumsal yapısını güçlendirmek ve temsil alanını genişletmek amacıyla aldıkları bu kararı şu şekilde belirtti:

"2019 yılında Kültür Emekçileri Sendikası olarak yola çıktık. Çağdaş, laik, demokratik hukuk ülkesi şiarıyla; siyasi bağlılıktan ziyade emekçilerin haklarını kendilerinin çözebileceği bir mücadeleye giriştik. Bu mücadelenin doğruluğunu destekçilerimizin her geçen yıl artmasından gördük. Ancak daha büyük bir kitleye ulaşmak ve istediğimiz ülkeye erişebilmek için bir konfederasyona ihtiyacımız olduğunu düşündük ve bu mücadeleyi daha büyük bir alana taşımaya karar verdik."

Demirkaya, konfederasyonla başlattıkları süreci ve hedeflerini ise şu sözlerle açıkladı:

"İstanbul'da Devlet Opera Balesi'nde bizzat yerelde arkadaşlarımızla bir araya geldik; çözümün emekçilerle birlikte nasıl üretileceğini paylaştık. Biz emekçi ve işçiler birleşe birleşe kazanacağız. Sanatçıları, müzeyi, kütüphaneleri ve taşrada nefes alan teşkilatımızı tamamıyla kapsayan, yetkiyi hedef alan bir sendikal mücadele içerisindeyiz. 4688 sayılı Kanun artık emekçileri temsil etmeyecek noktada; grev hakkı olmayan, sadece enflasyona odaklanmış bu toplu sözleşme masasını, konfederasyonumuzla birlikte yetkiyi alarak bambaşka bir sürece taşıyacağımıza inanıyorum.”

Muhabir: Melahat TAŞ