İpek kozası sanatını geleneksel yöntemlere bağlı kalarak sürdüren Sönmez Tığ, kozalardan takı, şapka ve tablo gibi farklı ürünler hazırlıyor. Sanatla çocukluğunda ninesini izleyerek tanışan Tığ, ninesinin dokumadan kalan kozaları ziyan etmemek için örtülerde süsleme olarak kullandığını belirterek, aileden gelen bu geleneği yıllar içinde geliştirerek sürdürdüğünü anlattı.

ALTINKÖY’DE İPEK KOZASI SANATINI TANITIYOR
Yaklaşık 30 yıldır ipek kozası sanatıyla uğraşan Sönmez Tığ, Altınköy’de düzenlenen program kapsamında çalışmalarını atölyelerle tanıtıyor. Aynı zamanda tel kırma sanatçısı olan Tığ, geleneksel sanatı modern ürünlerle buluştururken ipek kozasına çocukların bu sanatı tanıması amacıyla daha fazla ağırlık verdiğini belirtti. Tığ, çalışmalarına ve iki sanat dalındaki deneyimine ilişkin şunları söyledi:
“Kültür Bakanlığı somut olmayan kültürel miras taşıyıcısıyım. Altınköy’den davet aldık. Workshoplarla tanıtıma başlayacağız. İpek kozası ürünleri yapıyorum. Biraz modernleştirdik ama geleneksele de bağlı kalıyoruz. Takılar, şapkalar ve tablolar yapıyoruz. Hemen hemen 30 senedir koza çalışıyorum, 45 senelik de tel kırma geçmişim var. Kozaya, çocuklar tanısın ve biraz canlansın diye daha fazla ağırlık verdim. Zevkle yapıyorum. Ayrıca Bartın’da Kültür Merkezi’nde hocalık yapıyorum.”

KOZADAN HER ALANDA ÜRÜN YAPILIYOR
İpek kozasının tek tek kesilerek büyük ölçüde elde işlendiğini belirten Tığ, üretimde kabartma ve yanık tekniklerini kullandıklarını söyledi. Kozaların gelinlik, gelin tacı ve el çiçeklerinin yanı sıra damat yakası, şapka ve örtü süslemelerinde de değerlendirildiğini belirten Tığ, şunları söyledi:
“İpek kozasını tek tek kesiyoruz ve tamamen elde çalışıyoruz. Çok fazla kalıp kullanmıyoruz. Kozanın içinde böcek kalıyor, bunları da atmıyoruz. Çok doğal bir madde olduğu için çiçeklerin dibine gübre olarak koyuyoruz. Kabartma ve yanık tekniklerini kullanıyoruz. Kıbrıs’ta da bu sanat yapılıyor ancak onların çalışma şekilleri bizden farklı. Biz katlı çalışmalar da yapıyoruz. Kozaları örtü süslemelerinde, gelinliklerde, gelin taçlarında ve gelin el çiçeklerinde kullanıyoruz. Özellikle gelin el çiçekleri çok talep görüyor. Bunun yanında damat yakaları, şapkalar ve örtüler de yapıyoruz. Kozaları bazı ürünlerde kök boyayla, bazı ürünlerde ise kumaş boyasıyla renklendiriyoruz. Mor soğanı kaynatıp suyunu kullanarak bitkisel boya da yapıyoruz. Ayrıca kahve ve çayla renklendirdiğimiz ürünler de var.”

BARTIN’DA İPEK KOZASI SANATINI SÜRDÜREN TEK KİŞİ
İpek kozası sanatının Bartın’da kendisinden başka bu şekilde sürdüren olmadığını belirten Tığ, farklı illerde de koza çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Sanatın kurslar ve atölyeler aracılığıyla yeni kişilere aktarılabileceğini ifade eden Tığ, gençlerin ilgisinin ise yeterli olmadığını belirtti. Tığ, sanatın geleceğine ilişkin şöyle konuştu:
“Şu anda Bartın’da ben tekim. Ama bunun yanında mesela Hatay’da var bir arkadaş, çiçekli tarzında yapan, Bursa’da var. Yavaş yavaş ilgi çekiyor. Halk eğitim kurslarıyla, belediyelerin yaptıkları kurslarla veya workshoplarla tanıtılabiliyor. Gençlerin ilgileri biraz az. Bizden sonraki belki bir kuşak daha olur, ben çırak yetiştirmeye çalışıyorum. Hem kurs veriyorum hem de orada çırağımı yetiştirmeye çalışıyorum. Hevesli olanları yönlendiriyoruz.”

GELENEĞİ GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAK İSTİYOR
İpek kozası sanatının aileden gelen bir gelenek olduğunu belirten Tığ, ninesinden kalan ve yaklaşık 400 yıllık olduğunu söylediği ürünleri hâlâ sakladığını ifade etti. Sanatın geleceğe aktarılması için çırak yetiştirmeye çalıştığını belirten Tığ, ipek kozasının farklı tasarımlarla günümüzde de kullanılabileceğini söyledi. Tığ, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Bu aslında aileden gelen bir meslek. Ninemin yaptığı bir tablo, kozalardan çiçeklerle süslenmiş bir yatak örtüsü ve gelin tacından kalan bir çiçek hâlâ elimde. Bunların yaklaşık 400 yıllık olduğunu söylüyorum. Ürünlerimizi Bartın’daki ev atölyemizde, kurs verdiğimiz yerlerde, telefonla ve sosyal medya üzerinden satıyoruz. Kursiyerlerimin ilgisi de güzel, olumlu tepkiler alıyoruz. Bu tür yerlere gelmemiz hem Bartın’ın hem de ipek kozasının tanıtımına katkı sağlıyor. Gençlerin ilgisi biraz az ama hevesli olanları yönlendiriyor ve çırak yetiştirmeye çalışıyorum. İpek kozası üç boyutlu çalışmalarda, fotoğraf süslemelerinde, abajurlarda, örtülerde ve kıyafetlerin farklı bölümlerinde kullanılabilir. Her alanda değerlendirilebilir. Kültürümüzün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için gençlerin bu sanatlara ilgi göstermesi çok önemli.”





