CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerinin, Türkiye’de şiddete uğrayan kadınların sığınabileceği kurumların sayı ve kapasite bakımından son derece yetersiz olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Aşkın. “Bakanlık verilerine göre her 11 bin kadına yalnızca bir yatak düşüyor; mevcut konukevlerinin büyük bölümü ise zaten dolu” dedi.

CHP’li Genç’in TBMM’ye sunduğu yazılı soru önergesine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’tan gelen yanıt, Türkiye’deki kadın sığınma evlerine ilişkin çarpıcı bir tabloyu ortaya koydu. Bakanlığın verilerine göre, Türkiye genelinde 150 kadın konuk evi bulunuyor ve toplam kapasite 3 bin 683 kişiyle sınırlı. CHP’li Aşkın Genç, kadına yönelik şiddetin yaygınlığı ve şiddete uğrayan kadın sayısındaki artış dikkate alındığında, bu kapasitenin kadınların can güvenliğini sağlamakta yetersiz kaldığını söyledi.

150 KADIN KONUK EVİNİN 112’Sİ BAKANLIĞA AİT

Bakanlık tarafından paylaşılan bilgilere göre, 150 kadın konuk evinden 112’si Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na, 35’i yerel yönetimlere, biri sivil toplum kuruluşuna, ikisi ise Göç İdaresi Başkanlığı gibi diğer kamu kurumlarına bağlı olarak faaliyet gösteriyor.

TOPLAM KAPASİTE 3 bin 683 KİŞİ

Kadın konuk evlerinin toplam kapasitesi 3 bin 683 kişi ile sınırlı. TÜİK verilerine göre 2024 itibarıyla Türkiye’de yaklaşık 42 milyon kadın yaşıyor. Bu durumda, ülke genelinde her 11 bin 400 kadına yalnızca bir yatak düşüyor.

BAKANLIK KONUKEVLERİNİN DOLULUK ORANI YÜZDE 75

Bakanlığa bağlı 112 kadın konuk evinde toplam 2 bin 814 yatak kapasitesi bulunuyor. Bu kurumların 2024 yılı itibarıyla ortalama doluluk oranı ise yüzde 70 ila yüzde 75 arasında değişiyor.

“SIĞINMA HAKKI ERİŞİLEBİLİR OLMALI”

CHP’li Genç, bakanlık yanıtını değerlendirdiği açıklamasında durumu şu sözlerle eleştirdi:

“Kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığı bir ülkede, kadınların sığınacak bir yer dahi bulamaması, sosyal devlet anlayışıyla asla bağdaşmaz. Türkiye’de 42 milyonun üzerinde kadın yaşıyor; buna karşın sadece 150 kadın konuk evi var ve toplam kapasite yalnızca 3 bin 683 kişiyle sınırlı. Bakanlığın verilerine göre bu kurumların büyük kısmı zaten dolu. Böyle bir tabloda şiddete uğramış bir kadına ‘devlet korur’ demek, ne yazık ki bugün gerçeği yansıtmıyor.

Bakanlık, yatırımların ‘bütçe imkânları çerçevesinde’ değerlendirildiğini söylüyor ama elimizde bir plan, takvim ya da hedef bile yok. Kadınların yaşam hakkını korumak, kaynak meselesi değil, siyasi öncelik meselesidir. Şiddetle mücadele; sadece kampanyalarla, afişlerle değil, o şiddetten kaçan kadına gerçekten kapı açabilmekle olur.

Mevcut tablo, sorunun ciddiyetine uygun bir çözüm iradesi gösterilmediğini ortaya koyuyor. Sığınma hakkını erişilebilir kılmak, yalnızca kadınları korumak değil; aynı zamanda toplumun adalet duygusunu, güven duygusunu güçlendirmektir.”

Muhabir: Hatice GÜREL