Kapaklar giysisi midir kitapların?
Biraz öyle!
Çünkü bedeni örter giysiler. Soğuktan korurlar, yağmurdan, kardan… Hatta sapık gözlerden...
Bedeni koruyucu işlevleri bir yana, aynı zamanda bir estetik görüntüye dönüştürürler insanı…
Şık giysilerle sokağa çıkan bir insan, sanat yapıtı gibi dolaşır. Görenlere keyif verir. Mutluluk verir. Ruh hallerini olumlu etkiler. Günlerine güzellik olur, birlikte oturup kalkacağı, söyleşeceği insanlar bir yana hiç tanımadığı insanların…
***
İlk izlenimlerde giyim kuşamın öneminden söz edilir hep!
Hele hele iş görüşmelerine giderken giyime kuşama dikkat edilmeli.
Böyle denir. Buna inanılır!
Bazen de insana, beynine, düşündüklerine, düşlerine, yaratıcılığına göre değil de giyim kuşamına, dış görünüşüne göre karar verenler eleştirilir.
Eh bu da doğrudur…
Doğrudur da, ilk tanışma anlarında giyim kuşamın bir önyargı oluşturduğu da gerçek.
Şu da bir gerçek ki, giyimi kuşamı düzgün nice insan yaratıcılıktan, o bir yana insan olmanın değerlerinden uzak yaşayan, günlük yaşamda en yakınlarında olanlardan rastlantıyla karşılarına çıkanlara dek birçok insana, yaşama zarar verici kişiliktedir. Giyimi kuşamı, bazen ekonomik nedenlerle, bazen de evet o konuda titiz olmamaktan kaynaklanarak düzgün olmayan ama yaşamı güzelleyen birçok insan vardır çevremizde.
***
Kitap kapakları da öyle değil mi?
Hem korurlar içlerindeki sayfaları, hem de görenlere ayrı bir sanatsal haz verirler.
Vermezler ya da…
Bazı okurlar, hangi yazarın hangi kitabını alacağını zaten bilerek gider kitabevlerine.
Kapak onlarda bir önyargı oluşturmaz, kapağın albenisine kapılıp almazlar kitabı. Onlar neyi okuyacağını bilenlerdir. Seçici okurlar…
Bir de henüz o noktada olmayan okurlar var. Tıpkı yalnızca giyim kuşamına göre insanlara not verenler gibi kapağın etkisiyle kitap alabilir onlar. Rafta gördükleri bir kitabın kapağının albenisiyle davranabilirler.
İçini okuyunca ne düşünürler, o ayrı…
***
'Aslolan kitabın içinde yazılanlardır, kapağı değil!' diyebilir miyiz?
Hayır!
Kitap bir kültür - sanat ürünüdür. Kapağının da sanat ürünü olması gerekir.
Hatta ben şunu düşünüyorum:
Kitap kapakları, üzerine giysi oldukları, sarıp sarmaladıkları bedenin, kitabın kendisinin hem bir parçasıdır, hem de kendi başlarına bir sanat ürünü.
Kitabın 'içi'nin görsel bir özeti de olabilirler, çağrışım alanı oldukça geniş soyut bir düzenleme de… Ama estetik bir kaygıyla yaratılmış olmaları gerekir.
Kapakta görsel bir ürün kullanılıyorsa onun seçimi, kapakta kaplayacağı alanın, yerin belirlenmesi, renklerin seçimi, yazar adının, kitap adının, yayınevi adının – logosunun yer alma biçimi bile estetik kaygılar taşımalı.
Kapağın işlevi, yalnızca o kitabın hangi kitap olduğu, yazarının kim olduğu, hangi yayınevinden çıktığı bilgilerini okura duyurmak olmamalı.
Ama ne çok kitap var, yalnızca bu işlevi yerine getirsin diye basılmış olan.
Okuduğum, okumakta olduğum, okunacak diye sıraya koyduğum ya da kitabevlerinde dolaşırken gördüğüm kitaplara bu açıdan da bakarım ben.
***
Sosyal medyada kitap kapağı paylaşma zinciri oluşturuldu. Ne çok kişi katıldı zincire… Ne çok kitap kapağı paylaşıldı. Onlara bakarken, yeni ya da eski ve 'Niye görmemişim?' dediğim kitaplar çıktı karşıma.
Bu arada kapak tasarımları üzerine de düşündürttüler beni!