Bir zamanlar yalnızca soluk beton yüzeyleri ve gelişigüzel karalamaları dikkat çeken Farabi Caddesi alt geçidi, bugün grafiti sanatçılarının ellerinde yeniden hayat buluyor. Yaklaşık 18 graffiti sanatçısı, alt geçidin duvarlarına eserleriyle yeniden hayat veriyor. Türkiye'nin farklı şehirlerinden sanatçıların da katıldığı çalışma tamamlandığında alt geçidin tüm duvarları ve tabanı sanat eserleriyle kaplanmış olacak.

"AMACIMIZ YENİ BİR KÜLTÜR YARATMAK"
Alt geçitte eser üreten ve "Sprey Cini" mahlasıyla tanınan graffiti sanatçısı, graffiti ile 2008 yılında tanıştığını belirterek bu sanatın kendisini özgür ifade imkânı nedeniyle etkilediğini söyledi.
Sanatçı, "Beni bu sanatın içine çeken şey üretimin ve ifadenin çok özgür olmasıydı. Kamusal alanlarda herkese ücretsiz ve eşit şekilde hitap edebilme düşüncesi beni büyülemişti." dedi.
Graffiti sanatının kendisi için yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda kamusal alanlarla kurulan bir iletişim dili olduğunu belirten sanatçı, Ankara'nın sıkça dile getirilen "gri şehir" algısına da farklı bir pencereden baktığını ifade etti.
"Benim için Ankara gri bir şehir değil. Buranın başkent seçilmesi tesadüf değil. Kültürü ve ekosistemi oldukça renkli aslında. Sadece grileştirilmiş bir şehir. Biz de grileştirilmiş alanlara tekrar renk kazandırmaya çalışıyoruz." diye konuştu.
Farabi Caddesi'ndeki çalışmanın ortaya çıkış hikâyesini de anlatan sanatçı, İstanbul'da düzenlenen bir alt geçit sergisinden ilham aldıklarını söyledi.
"İstanbul'da bir grup sanatçı alt geçit sergisi düzenledi. Biz de onlardan ilham alarak Ankara'daki alt geçitleri değerlendirmek istedik. Amacımız bu alanları boyarken yeni bir kültür yaratmak ve bunu sürdürülebilir hale getirmek." ifadelerini kullandı.

''TÜM İMKANSIZLIKLARA RAĞMEN SANATÇILAR ELİNDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPIYOR''
Çalışma alanının fiziksel koşullarının sanatçılar açısından oldukça zorlayıcı olduğunu belirten sanatçı, buna rağmen tüm katılımcıların büyük özveri gösterdiğini anlattı.
"Mekân oldukça zorlu şartlara sahipti. Işık çok yetersizdi. Dışarıdan gelen güneş duvarı parlatıyordu. Alan çok dar olduğu için işleri izlemek için bile yeterli alan yoktu. Boya kokusundan şikâyet edenler de oldu. Buna rağmen her sanatçı tüm imkânsızlıklara rağmen yüksek motivasyonla elinden gelenin en iyisini yapıyor." diye konuştu.

"TÜRKİYE'DE BU İŞİ YAPMAK HER KOŞULDA ÇOK ZOR''
Kamusal alanlarda üretim yapmanın beraberinde çeşitli zorluklar getirdiğini ifade eden Sprey Cini, graffiti sanatçılarının ekonomik ve sosyal açıdan önemli engellerle karşılaştığını söyledi.
"Türkiye'de bu işi yapmak her koşulda çok zor. Malzemeler oldukça pahalı ve hâlâ zam gelmeye devam ediyor. Evde tuval boyamak gibi değil. Fiziksel ve psikolojik olarak dayanıklı olmak gerekiyor. Her türlü insanla karşılaşabilirsiniz. Sizi şikâyet eden de olur, yoğun minnetini sunan da. Tabii kamusal alanlarda belirli kısıtlamalar var. Yüzde yüz özgür olamıyorsunuz ama sınırları zorladığımız bir gerçek. İnsanlarımız çok fazla destekçi. Polisimiz de çok anlayışlı. Ufak tefek sorunlar çıksa da insanların desteği bizi besliyor." dedi.
Farklı şehirlerden sanatçıların da projeye katıldığını belirten sanatçı, vatandaşlardan gelen geri dönüşlerin oldukça olumlu olduğunu ve Ankara'da graffiti kültürünün gelişeceğine inandığını ifade etti.

''RAKUN'UN ANISINA''
Alt geçitteki çalışmalarından birini 2024 yılında hayatını kaybeden graffiti sanatçısı arkadaşı Rakun'un anısına yaptığını anlatan Sprey Cini, eserlerinde Anadolu'nun kültürel mirasından beslendiğini söyledi.
"Ben kendi işlerimde genellikle Anadolu kültüründen ya da kendi hayatımdan beslenen çalışmalar üretmeye çalışıyorum. Osmanlı, Hitit, Sümer ve Yunan kültürlerinden ilham alıyorum. Alt geçitteki ilk işi 2024 yılında vefat eden graffiti sanatçısı kardeşim Rakun'u anmak için yaptım. Karşısında ise 'Güneş Doğudan Doğar' isimli çalışmam bulunuyor. Bu eser de kültürün doğudan doğduğunu ifade ediyor." dedi.

''ADETA SERGİ ALANINA DÖNÜŞTÜRDÜLER
Çankaya Mahalle Muhtarı Canan Kaya ise alt geçitte daha önce de benzer bir çalışma gerçekleştirdiklerini ancak eserlerin bir şikâyet sonucu kaldırıldığını anlattı.
Kaya, "Orada sürekli karalamalar oluyordu. Hem illegal yazılar oluyordu hem de herkes birbirinin üstüne karalıyordu. Biz dedik ki burada bir kompozisyon oluşturalım ve bu şekilde kalsın. Ancak çalışmamız bitmeden yapılan bir şikâyet nedeniyle bütün emeklerimiz boşa gitti ve alan yeniden griye boyandı." dedi.
Daha sonra grafiti sanatçılarıyla yeniden bir araya geldiklerini belirten Kaya, gönüllülük esasına dayanan yeni projenin kısa sürede büyüdüğünü söyledi.
Kaya, "Sonra bu arkadaşlarla yollarımız tekrar kesişti. Başlangıçta birkaç kişiyle görüşüyorduk, daha sonra sayı arttı. Gönüllülük esasıyla bir araya geldiler ve burayı adeta bir sergi alanına dönüştürdüler. Çalışmalar şu an devam ediyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı'nın desteklerini aldık. İlgili birimlerle gerekli yazışmalarımızı yaptık." ifadelerini kullandı.

''MAHALLE SAKİNLERİMİZLE AÇILIŞ YAPACAĞIZ''
Çalışmaların tamamlanmasının ardından mahalle sakinlerinin de katılımıyla bir etkinlik düzenlemeyi planladıklarını söyleyen Kaya, "Bitince burada mahallelerimizin de katılımıyla bir açılış yapacağız. Bu alanı küçük bir mahalle festivaline dönüştürmek istiyoruz." diye konuştu.
Yaklaşık 18 sanatçının gönüllü katkısıyla şekillenen Farabi Caddesi alt geçidi, tamamlandığında yalnızca bir geçiş noktası değil, Ankara'nın kamusal sanat alanlarından biri olarak da dikkat çekecek.





