Duyduğumuz andan itibaren uykularımızı kaçıran Epstein dosyalarının geçtiğimiz günlerde bir parçası daha yayınlandı. Milyonlarca yazılı mesaj ve görseli içeren bu dosyalar bir kez daha hukuksuzluk ortamında insanın ne kadar gaddar ve kötü olabileceğini bizlere göstermiş oldu. Adeta kanımızı çeken dosyalarda üzerine konuşulması gereken çok konu var, özellikle de Türkiye'nin adı gerçekten geçiyor mu? Bu iddiaların aslı nedir? Bunun mutlaka açıklanması gerekiyor. Meclisten halen bir araştırma komisyonu kararı çıkmadı ancak uluslararası medyada sıkça Türkiye'nin adının geçtiğini görüyoruz. Örneğin Epstein dosyalarında adı geçen Rixos Hotel'de öldürülmüş halde bulunan Burak Oğraş'ın katili yıllar geçmesine rağmen bulunamadı. Çocuğun babasının yıllar önce verdiği ifadeye göre ise öldürülen Burak, bir sapıklığa şahit oldu ve belgeleyip polise gitmek istedi. Aynı gün Burak hayattan koparıldı ve telefonuna asla ulaşılamadı, bugün Burak'ın telefonu hala kayıp.
Türkiye'de son 8 yılda 100.000 çocuğun kaybolduğu iddiaları dolaşıyor. İletişim Başkanlığı bu bilgilerin yalan olduğunu belirtti ancak bu dosyalarda ismi geçen çok kişi var ve bu insanlar Türkiye'deler. Bizim ülkemizde de davaya ilişkin paralel bir dava yürütülmeli, ismi geçen kişilerin tüm kamuoyu farkında ve burada bazı gerçekten bilinen isimler de var neticesinde.
Bir diğer konu ise belgelerin parça parça halka aktarılması ve tamamen şeffaf olunmaması. Bu tartışmalar ABD'de asıl alevlenmiş bulunmakta, bu insanlar kimler ve yargı neden isimlerini halk ile paylaşmıyor? Yazışmalarda alenen çocukların istismarcısı olduğu olan ve hatta adaya satan isimler var. Bu isimleri neden kararttınız? Neden bizler bilmiyoruz? Yoksa bu Epstein dosyalarını açığa çıkarmanızın sebebi yeni bir çeşit şantaj stratejisi mi? Peki yıllarca ailelerinden kaçırılmış küçücük çocuklara ne olacak? Yıllarca bu çocuklar işkenceye maruz kaldı ve iddialarda çoğunun yaşamını yitirdiği de belirtiliyor.
Ayrıca bu kadar insan yıllarca şikayet etmesine, istismara uğradığını belirtmesine rağmen neden Epstein mağdurlarının beyanları esas alınıp araştırma yapılmadı? KADININ BEYANI ESASTIR doktrininin neden bu kadar önemli olduğunu dilerim bu iğrenç davada insanlar artık biraz görürler. Bu beyan kimseyi kolundan tuttuğunuz gibi hapse atmanız demek değil ama derhal tedbir ve araştırma zorunluluğu demektir. Kim bilir kaç çocuğun hayatı kurtulabilirdi bu ifadeler ciddiye alınsaydı ve bir hukuk devleti elit kesimine de herkese davrandığı gibi davransaydı değil mi? Bu kadar çocuk kaçırılması ve istismar durumuna şahit olmazdık.
Son olarak bu dosya açığa çıktı evet ama sanmayın ki istismar bitti. Ayrıcalıklı insanlar yani elitler evet artık bu adaya gitmiyorlar ancak bu çürümüşlüğün başka adaları, otelleri, yatları ve katları var...