DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Karayolları Trafik Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, trafikte giderek kronikleşen şiddet, öfke ve tahammülsüzlüğe dikkat çekti. Trafik kazaları ve yol üzerindeki agresif davranışların yalnızca bireysel hatalarla ya da altyapı eksiklikleriyle açıklanamayacağını vurgulayan Karal, sorunun derin bir toplumsal zemine dayandığını ifade etti.

“TRAFİK, TOPLUMUN RUH HALİNİ YANSITIR”

Trafikte yaşananların toplumun genel ruh halinin bir yansıması olduğunu belirten Hasan Karal, “Trafik, bir ülkenin ruh hâlini en çıplak biçimde gösteren alanlardan biridir. Orada gördüğümüz öfke, sabırsızlık ve şiddet; yalnızca direksiyon başındaki bireyin değil, toplumun yaşadığı ruhsal sıkışmışlığın sonucudur” dedi.

“TOPLUM MUTLU VE HUZURLU DEĞİL”

Türkiye’de uzun süredir derinleşen huzursuzluğun hayatın her alanında hissedildiğini dile getiren Karal, bu durumun trafikte daha görünür hale geldiğini söyledi. Karal, “Bugün toplum mutlu değildir, huzurlu değildir. En küçük meseleler bile büyük gerilimlere ve şiddete dönüşebilmektedir” ifadelerini kullandı.

Son on yılda antidepresan kullanımındaki yaklaşık yüzde 67’lik artışa dikkat çeken Karal, bu verinin bireysel tercihlerden ziyade toplumsal bir alarm olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“SERT SİYASET DİLİ GERİLİMİ BESLİYOR”

Toplumsal gerilimi artıran unsurlardan birinin siyaset dili olduğuna vurgu yapan Karal, siyasetçilerin toplum için rol model olduğunu söyledi. Sert, kutuplaştırıcı ve ötekileştirici dilin yalnızca siyasi alanla sınırlı kalmadığını ifade eden Karal, “Bu dil sokağa, eve, işyerine ve trafiğe taşır. Trafikte tahammülsüzlük görüyorsak, bunun arkasında bu dilin payı büyüktür” diye konuştu.

“CAYDIRICILIK CEZA MİKTARIYLA SINIRLI DEĞİLDİR”

Trafik güvenliğinde para cezalarının tek başına çözüm olmadığını belirten Karal, caydırıcılığın adalet duygusuyla sağlanabileceğini vurguladı. “İnsanlar kurallara ceza korkusuyla değil, başkasının hayatına saygı duyduğu için uymalıdır” diyen Karal, bu bilincin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini söyledi. Trafik kültürünün eğitim sisteminin ayrılmaz bir parçası haline gelmesinin önemine dikkat çekti.

“SORUN SADECE ASFALT VE BETON DEĞİL”

Altyapı yatırımlarının gerekli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını ifade eden Karal, “Yollar genişledikçe kazalar azalmıyorsa durup düşünmek gerekir” dedi. Karal, “Yolları altınla kaplasanız bile insanın kalbine ve zihnine giden yolları iyileştirmeden kalıcı çözüm üretilemez” sözleriyle sorunun özüne dikkat çekti.

“BİR CANIN TELAFİSİ YOK”

Konuşmasının sonunda hukukun ve adalet anlayışının belirleyici olduğunu vurgulayan Hasan Karal, trafikte sükûnet, saygı ve güvenin hâkim olması gerektiğini söyledi. Karal, “Bir canın telafisi yoktur. Doğru bir toplumsal kültür ve adalet anlayışı inşa edilirse, yeni can kayıplarının önüne geçmek mümkündür” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Hatice Gürel