DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, dünya genelinde gıda fiyatlarının gerilediği bir dönemde Türkiye’de gıda enflasyonunun hız kesmemesine dikkat çekerek, bunun temel nedeninin son 75 aydır kontrol altına alınamayan tarımsal üretim maliyetleri olduğunu söyledi.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2026 Ocak verilerine göre küresel gıda fiyatları beş aydır üst üste gerilerken, Türkiye’de tüketici enflasyonu aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 olarak açıklandı. En yüksek artış ise aylık yüzde 6,59 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda görüldü.
Bu tabloyu değerlendiren Hasan Karal, küresel düşüşe rağmen Türkiye’nin ters yönde ilerlediğini belirterek, “Ülkemizde ne savaş var ne salgın. Buna rağmen Eylül 2019’dan bu yana 75 aydır durdurulamayan tarımsal girdi maliyetleri nedeniyle sofralar pahalılaşıyor.” dedi.
TEPAV ve TÜRK-İŞ verilerine göre gıda enflasyonu yüzde 30’un üzerinde seyrederken, TÜİK Tarım Girdi Fiyat Endeksi de 2025 yılı boyunca yüzde 30’un üzerinde artış gösterdi. Gübre, enerji, yem ve veterinerlik hizmetlerindeki maliyet yükselişlerinin çiftçiyi zorladığına dikkat çekildi.
Karal, artışın yalnızca üretimle sınırlı kalmadığını; lojistik, depolama ve dağıtım zincirindeki sorunların da fiyatları yukarı çektiğini ifade etti. “Dünya düşerken biz yanlış politikalarla maliyet üretmeye devam ediyoruz. Bunun sonucu pahalı ve erişilemez gıdadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Gıda fiyatlarındaki yükselişin emekli, asgari ücretli ve dar gelirli kesimleri doğrudan etkilediğini belirten Karal, hükümete etkili ve kapsamlı önlemler alma çağrısı yaparak, aksi halde halkın sofrasındaki yükün daha da artacağı uyarısında bulundu.





