Kahramanmaraş merkezli iki şiddetli depremin yol açtığı yıkımın boyutları her geçen gün biraz daha fazla ortaya çıkıyor...
Özellikle dronlar kullanılarak yapılan çekimler meydana gelen yıkımın depreme dayanıksız olarak tanımlanan 1999 öncesi yapılarla sınırlı kalmadığını, en son deprem yönetmeliklere göre inşa edildiği ilan edilerek pazarlanan 'süperlüx' sitelerde bile bir çok binanın yerle bir olduğunu ortaya koyuyor...
Şiddetli iki depremin arka arkaya geldiği gerçeği bu yıkımları açıklamak için kullanılabilirse de aynı bölgede birbirine komşu 'depreme dayanıklı' binaların bir kısmı yıkılırken diğerlerinin ayakta kalması bu savunmayı geçersiz kılıyor.
***
Türkiye bir depremler ülkesi ve binaların bu depremlere dayanabilmesi için gerekli koşullar Bina Deprem Yönetmelikleri ile sağlanıyor...
Koşullar değiştikçe ve bilimsel bulgular geliştikçe bu yönetmelikte değişiklikler yapılıyor...
Türkiye'de ilki 1947 yılı, sonuncusu 2018 yılı olmak üzere bu yönetmelik sekiz kez değiştirilmiş.
***
Son yönetmeliğin 'Deprem Etkisi Altında Binaların Değerlendirilmesi ve Tasarımı İçin Genel Esaslar' başlıklı bölümünde 'Deprem Etkisi Altında Bina Performans Hedefleri ve Uygulanacak Tasarım Yaklaşımları' başlıklı bir kısım var...
Bu kısımda, 'Deprem Etkisi Altında Tasarım İçin Taşıyıcı Sistemlerin Düzenlenmesi' başlığı altında son derece ayrıntılı hükümler yer alıyor...
Binalar, bu hükümler ve deprem bölgelerinin özelliği göz önüne alınarak kurallara uygun bir biçimde inşa edilseydi koca koca blokların yıkılması ancak istisnai durum olabilirdi; ki bölgede kısmi hasar alsa bile yıkılmayan binalar bunu kanıtlıyor.
***
Önceki yazımızda ülkemizin önde gelen deprem uzmanlarından Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın, bölgede 2020'de gerçekleşen 4.7 şiddetindeki depremin hemen ardından 'Gelecekte bu bölge 6'dan daha büyük depreme gebedir' diye yetkilileri uyardığını ve 'Bu deprem büyüklüklerinin 8'e kadar ulaşma olasılığı vardır.' dediğini aktarmıştık...
Son deprem yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği 2019 yılından sonra ve 2020 depreminin hemen ardından yapılan bu uyarıya karşın son yapılan binaların önemli bölümünün çökmüş olması, çıkarılan yönetmeliklerin uygulanmasında ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor...
Demek ki, yönetmelik çıkarmak yetmiyor, o yönetmeliklerin uygulanmasını sağlamak da gerekiyor.
***
Unutmayalım ki, karşılaştığımız bu deprem ne ilk ne de sonuncu olacak...
Önümüzde kesin tarihi belirlenemese de bilimin öngördüğü bir İstanbul depremi beklentisi var...
Kanun ve yönetmeliklerin uygulanmasında en önemli hususlardan biri olan caydırıcılık... Caydırıcılık sağlanamaz ve yapılanlar yapanların yanına kar kalırsa, günümüzde karşılaştığımız tablolar gelecekte yine karşımıza çıkacak ve bizler de aynı sözleri tekrarlamak zorunda kalacağız.
(Devam edecek)