Olay, 25 Kasım 2025 akşam saatlerinde Kızıltepe ilçesi Turgut Özal Mahallesi Mardin Caddesi'ndeki Hacı Şeyhmus Can Apartmanı'nın 2'nci katındaki dairede meydana geldi. Kaya ailesinden haber alamayan komşuları, mahalle muhtarı ile birlikte kapıyı açarak içeri girdi. Evde yapılan kontrolde Mehmet Kaya, eşi Berna ve çocukları Samyeli başlarından silahla vurulmuş halde bulundu. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kontrolde 3 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Berna Kaya ile kızı Samyeli Kaya'nın cenazeleri, Van'ın Tuşba ilçesine bağlı Akköprü Mezarlığı'nda yan yana toprağa verildi. Mehmet Kaya'nın cenazesi ise Savur ilçesine bağlı kırsal İşgören Mahallesi'nde defnedildi.

KOMŞULARI OLAYDA KULLANILAN TABANCA İLE YAKALANDI

Soruşturma kapsamında ailenin komşuları M.C. (28), olayda kullanıldığı değerlendirilen tabanca ile birlikte yakalandı. M.C. ile ona yardım ettiği iddia edilen V.E. ile B.K. ve silah satıcısı B.A. tutuklandı.

Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklu şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı. İddianame, Mardin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, tutuklu komşu M.C. hakkında ‘Çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi tasarlayarak öldürme’, ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış hapis cezası ile ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, konutta gece vakti silahla yağma’ suçlarında da 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Tutuklu sanıklar V.E. (36) ile B.K. (27) hakkında ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 5’er yıla kadar hapis cezaları istenirken, silah satıcısı olduğu ifade edilen B.A.’nın dosyası ise ayrıldı.

C I F T I L E K I Z L A R I N I N O L D U R U L M E S I N E I L I S K I 1387795 412118

DAVANIN İLK DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Mardin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada sanık V.E. salonda hazır bulundu. Tutuklu sanıklar M.C. ile B.K. ise tutuklu bulundukları cezaevlerinden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) üzerinden duruşmaya katıldı. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada ayrıca maktullerin yakınları ve avukatları da hazır bulundu.

‘OLAYDAN SONRA SİLAHI BELİME, MERMİYİ CEBİME KOYUP NİŞANA GİTTİM’

Duruşmada ilk olarak söz alan ve 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanan komşu M.C., savunmasında şunları söyledi:

“Mehmet benim komşum olur. Yaklaşık 10 yıldır görüşüyoruz. Mehmet, benden kendisine tabanca bulmamı istedi. Ben de yaklaşık 10 gün önce çiçekçi olan bir arkadaştan 17 bin TL'ye 1 tabanca temin ettim. Bir gün sonra Mehmet'e verdim. 24 Kasım'da Mehmet, gündüz saatlerinde beni çağırdı ve anten tamir edeceğimizi söyledi. Anteni tamir ettik. Mehmet, ikametine çay, kahve içmeye davet etti. İkametine girmeden önce bana içerisinde 2 altın bilezik, 2 yüzük ve 1 küpe, bir miktar nakit para ile saat ve tespih olan çanta verdi. Neden verdiğini sorduğumda 'Hediyem olsun' dedi. Sonrasında ikamete girdik, çay kahve içtik, muhabbet ettik. Mehmet'i yine ismi Mehmet olan bir kişi aradı ve bir bayanın geleceğini, bayanı Urfa'dan alıp Diyarbakır'a götürmesini istedi, Mehmet de kabul etti. Sonrasında kabul ettiği için eşi Berna ile tartışma yaşadı. Sonra tartışma sonlandı. Biz sohbetimize devam ettik. Sonra birden Mehmet, sırt kısmından benim ona aldığım tabancayı çıkartıp, sol eline alarak karşı kanepenin önünde yerde oturan laptopuna bakan Berna'ya bir el ateş etti. Sonra kızı, 'Baba ne yapıyorsun' dedi. Mehmet bu sefer kızına 1 el ateş etti. Ben de 'Mehmet abi ne yapıyorsun' dedim. Bana 'Konuşursan seni öldürecekler' dedi. Sonrasında kendini vurdu. Biraz bekledim, temin ettiğim silah yere düştü, ben de aldım. Silahı belime, mermiyi cebime koydum. Mehmet üzerime düştüğü için üzerim kan olmuştu. Evimden takım elbisemi aldım, sonra araç kiraladım. Bir yakınımın evinde üzerimi değiştirdim. Bir yakınımın nişanı vardı, oraya geçtim. Sonra B.K.’yi aldım, yemek yemeye gittik. Silahı rögar çukuruna attım. Ben iddianameye katılmıyorum, cinayet işlemedim, tahliyemi talep ediyorum.”

Sanık V.E. ile B.K. da önceki ifadelerini tekrar ettiklerini ve tahliyelerini talep etti.

‘SANIKLAR İŞTİRAK HALİNDE CİNAYETİ İŞLEDİKLERİNE KANAAT GETİRİYORUZ’

Kaya ailesinin avukatı Nurullah Öner ise “3 insan katlediliyor, bunların biri küçük bir kız çocuğu. Bu sanıkların bugün çıkıp doğruları söylemelerini beklerdik. Her 3 sanığın iştirak halinde cinayeti işlediklerine kanaat getiriyoruz. Bu yönde cezalandırılmalarını talep ediyoruz” dedi.

C I F T I L E K I Z L A R I N I N O L D U R U L M E S I N E I L I S K I 1387792 412118

SANIKLARDAN 2’Sİ TAHLİYE EDİLDİ, DURUŞMA İLERİ BİR TARİHE ERTELENDİ

Mahkeme heyeti verdiği kısa aranın ardından ara kararını açıkladı. Heyet, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istenilen V.E. ile B.K.’nin tutukluluk süreleri göz önünde bulundurarak tahliyelerine, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ile ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ ile ‘konutta gece vakti silahla yağma’ suçlarından 11 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası istenilen komşu M.C.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme ayrıca, duruşmayı 23 Ekim’e erteledi.

‘DAVANIN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan Kaya ilesi ve avukatları karara itiraz edeceklerini ve tahliye edilen 2 sanığın yeniden tutuklanması için ellerin geleni yapacaklarını söyledi. Mardin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Başak Ayyıldız, yaptığı açıklamada, “Bu dava yalnızca 3 kişinin yaşamını yitirdiği bir ceza dosyası değildir. Bu dava, kadınların ve çocukların yaşam hakkının korunmasının, etkin ceza yargılamasının ve adalet sisteminin ağır hak ihlalleri karşısındaki sorumluluğunun da sınandığı önemli bir yargılama sürecidir. Ailelerin ortak beklentisi ise olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, maddi gerçeğin eksiksiz ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkes hakkında hukukun gereğinin yerine getirilmesidir” dedi.

C I F T I L E K I Z L A R I N I N O L D U R U L M E S I N E I L I S K I 1387796 412118

‘O BİNADAKİ HERKES SUÇLU’

Berna Kaya’nın annesi Hatice Önay ise “Böyle olmamalı, böyle bırakılmamalı. Cezalarını çeksinler hepsi de herkes de cezasını çeksin. Kim varsa, o binada hepsi de suçludur. Hiçbir kimse duymadı mı? Yapışık kapılar, duyulmadı mı? Duymadı kimse değil mi? Hiçbir komşu... Bütün o bina hepsi de suçludur. Ben onların hepsinden şikayetçiyim. Hepsinin de sorgulanmasını istiyorum” diye konuştu.

‘HİÇBİRİMİZ İNANMADIK, SADECE MAHKEME HEYETİ İNANDI’

Kaya ailesinin avukatı Nurullah Öner de tahliyelerle ilgili olarak, “Şimdi biz gerçekten bunu hangi akılla, hangi hukuki terimlerle, hangi vicdanla açıklayacağımızı bilmiyoruz. Bu ailelerin yaşadığı bu kadar sıkıntı, bu kadar acı, bu kadar keder ortada dururken ve dosyada hala birçok delil de toplanmamışken, daha bazı tanıklar dinlenmemişken 2 sanığın bu şekilde serbest bırakılmasını biz gerçekten anlayamıyoruz. Ailelerimizin zaten bu kadarlık süreçte yaşadığı acıları çok daha böyle katmerleştiren bir karar oldu. Biz buna itiraz edeceğiz. Sanıklar pişkin pişkin gelip hiçbir şeyden haberleri olmadığını anlatıyor burada. Ve hepimizin buna inanmasını istiyorlar yani. Hiçbirimiz inanmadık, sadece mahkeme heyeti inandı. O da neye göre inandı onu da bilmiyoruz yani. Onu da onların vicdanlarına bırakıyoruz.”

‘BU ŞEKİLDE OLURSA ADALET EKSİKTİR, NOKSANDIR’

Mehmet Kaya’nın ağabeyi Sadık Kaya, sanık ifadelerinin birbirini tutmadığına dikkat çekerek, “İfadeleri birbirini tutmuyor, çok fazla çelişki içerik var. Ama maalesef biz bunu beklemiyorduk. Aile olarak bunu beklemiyorduk, adalet bekliyorduk. Ama bu şekilde olursa adalet eksiktir, noksandır. Şimdi aile olarak biz ne diyebiliriz şimdi buna? Biz devletimize güveniyoruz, biz hukuka güveniyoruz, biz mahkemeye güveniyoruz. Bu kadar çelişkinin içinde sen kalkıp 2 kişiyi tahliye edersen benim güvenim kırılır. Herkesin güveni kırılır. Bütün ailelerin de güveni kırılır. Yani insanın doğasına çok fazla aykırı hareketler var. Bir şahıs gidecek bir aileyi yok edecek, gelecek ben onunla beraber gideceğim silahı atacağım ve 'haberim yoktu' diyeceğim. Var mı böyle bir şey? 2 gün beraber gezeceğim, ondan sonra 'benim haberim yoktu' diyeceğim. Öyle şey olmaz” diye konuştu.

Kaynak: DHA