Dostlarım;

Siyasal İslam Türkiye’deki iktidarının son dönemini yaşıyor.

Farkında olmalı ki çocukların bile yapmayacağı işleri yapıyor.

Örnek;

CHP’nin Beyoğlu mitingine halkın katılımını engellemek için metro çıkışlarını kapatıyor.

Olmuyor..

Yine de on binler CHP’nin mitingine gidiyor.

Bu bir feryattır…

Bir başkaldırıdır…

Bir değişim talebidir.

Ne yazık ki iktidar bu çağrıyı duymazdan geliyor.

Ama çare yok.

Sandıkla gelen sandıkla gidecek.

Demokrasi özgürlük ve refah vaadiyle kurulan AKP 23 yılda, devraldığı ülkeyi yolsuzluk, yoksulluk ve hukuksuzluk ülkesi haline getirdi.

Sarayda yaşayanlar da bunun farkında olmalı ki Türkiye’yi partiden ibaret sayıyor.

Ne hazin durum!

İktidar, Cumhuriyeti kuran ve parti kadrolarıyla ülke yönetmenin çağın koşullarına uygun olmadığını farkettiği için 75 yıl önce çok partili rejime geçen CHP ile mücadele ediyor.

İşte bu anlayış nedeniyle Cumhuriyeti kuran ve ülkeye demokrasiyi getiren CHP şimdi yeniden demokrasi mücadelesi veriyor.

Çünkü birileri 100 yıllık Cumhuriyeti, yetersiz ve yeteneksiz kadrolarıyla yöneteceğini sanıyor!

Olmaz…

Bu çağda bu anlayışla, tek parti iktidarı olmaz.

Birilerine öykünmek ve bu halkın taleplerini yok saymak halka hakarettir.

Türk halkı asla bir Rus gibi düşünmez…

Türkiye Cumhuriyetini kuran CHP tek parti döneminde uluslaşma, devlet olma sürecini tamamlamıştı.

Siyasal İslamcı iktidar ise üniter yapı ve demokratik anlayışın, gelir dağılımının adil olduğu hukuk temelli kalkınmayı hançerleyen bir anlayışın temsilcisi oldu.

İşte bu nedenle CHP 75 yıl sonra yeniden demokrasi mücadelesi verirken, iktidar erkini elinde tutanlar hukuk ve demokrasi dışı yöntemlere başvuruyor.

Sandıkla gelenler sandıkla gidecek.

Başka çare yok.