Ankara'da mevsimsel geçişler sert olur.

Eylül de öyle geldi…

Gündüzleri bile kısa kollu giysilerle dolaşmak pek akıl karı değil.

O kabadayılığı gösterenlerin çoğu, gün batımında sıtma nöbetine tutulmuş gibi tir tir titriyor.

Parklar da ıssızlaşmaya başladı…

Öğle saatlerinde bile bankların çoğu boş.

Belli ki sonbaharın ayak sesleri ağır yaşam koşullarının neden olduğu karamsarlıktan uzaklaşabilmek için çareyi parklarda arayanları da etkilemiş…

Hal böyle olunca mevsimsel hastalıklar da kapıları çalmaya başlıyor…

Grip yine başa bela…

Hastane ve sağlık ocakları tıklım tıklım…

Bir yanda küresel salgın nedeniyle test ve aşı kuyruklarında bekleşenler.

Öte yanda grip aşısı yaptırmak isteyenler…

Şimdilerde battaniye-yorgan kış günlerini anımsatan akşam soğuğundan korunmaya çalışıyor insanlar.

İlerleyen günlerde hava koşullar daha da zorlaşacak.

Karlı günleri, kış aylarının dondurucu soğuklarını düşünmek bile ürkütüyor…

En çok da doğal gaz faturaları…

Art arda gelen yüksek oranlı zamlar, kış aylarında çok büyük mağduriyetler yaşanacak olmasının işaretlerini önceden vermişti.

Sıcaklıklar düştükçe o günlerin ayak sesleri de duyulmaya başladı.

Yaz ayları nedeniyle kapatılan ısınma amaçlı vanalar yeniden açıldığında aylık tüketim bedellerinin ulaşacağı seviyeler şimdiden çok ailenin korkulu rüyası oldu.

Birikmiş borç yüzünden doğal gazı kesilmiş olan ailelerin durumu ise çok daha zor.

Düşünmek bile insanın içini soğutuyor.

Kaloriferin yerini tutmaz ama bir fıkrayla ısıtmaya çalışalım bari:

''Sonbaharda soğuklar bastırınca Kızılderililer toplanıp şeflerine havanın kışın nasıl geçeceğini sormuşlar.

Şef, konuyla ilgili fikri olmasa da bilgeliğine gölge düşürmemek için kışın soğuk geçeceğini, bu nedenle de çok miktarda odun toplamaları gerektiğini söylemiş.

Fakat o da merak etmiş ve kasabaya giderek meteoroloji yetkililerine kışın havanın nasıl geçeceğini sormuş. Meteoroloji yetkilisi `Bu kış soğuk geçecek` cevabını vermiş.

Kabilesine geri dönen şef, aldığı bilgiye dayanarak odun toplama işini hızlandırmış.

Bir iki hafta sonra şef tekrar kasabaya inerek meteoroloji yetkililerine, kış mevsiminin gerçekten soğuk geçip geçmeyeceğini sormuş.

Yetkili `Evet, kesinlikle eminiz, Çünkü Kızılderililer deli gibi odun topluyorlar` cevabını vermiş.