Seçimlerin üzerinden iki hafta geçti

Biz hala İstanbul'da alınan sonuçları tartışıyoruz.

İtirazlar, itirazlar…

Yeni baştan saymalar.

Olmadı bir daha…

Eloğlu da bizi biraz şaşkın, biraz da müstehzi bir edayla izliyor.

Ders alınacak bir seçim.

Hangi parti ne kadar başkanlık kazandı,

Hangi parti umduğunu bulamadı,

Hangi partinin adayı hüsrana uğradı?

Bunların hepsi zamanla unutulacak,

Arşiv bilgisi olarak kalacak.

Unutmak insanoğlunun en büyük zaafı

Ne demişler, hafıza-i beşer nisyan ile maluldur…

Ama İstanbul seçimleri kolay kolay unutulmayacak.

Başkanlık yarışına katılan adaylar oyların yüzde kaçını aldı hatırlanmayacak belki ama hangi ilçede kaç kez sayım yapıldığı hafızalara kazınacak.

Yeniden saymalar, bana bir Karadeniz fıkrasını anımsattı.

Temel'le Dursun birlikte sinemaya gitmişler.

Filmin bir sahnesinde at yarışları var.

Atlar, yarışa hazırlanırken, Temel, Dursun'un kulağına '' İddiaya girer misin? 5 numaralı at kazanır'' diye fısıldamış.

Dursun, ''Tamam. Ben de 8 numaralı atı tutuyorum'' karşılığını vermiş.

Yarış, bitmiş. İddiayı Dursun kazanmış.

Temel, iddiada ortaya konulan parayı Dursun'a verirken, ''Ula Dursun, ben bu filmi daha önce de izlemiştim 8 numaralı atın kazandığını biliyordum'' demiş.

Dursun, şaşkın bakışlarla ''Madem biliyordun, neden 5 numarayı tuttuğunu söyledin'' diye sorunca Temel, şu karşılığı vermiş:

''Sürpriz aradım da.''