Son yazımızda Astana ve Soçi zirvelerinde alınan kararların ABD ve Batı dünyasında hayal kırıklığı ve telaş duyguları yaratırken Rusya cephesinden olumlu ama ihtiyatlı mesajların geldiğini söylemiştik...
Örneğin Rusya'nın etkin gazetelerinden Kommersant'ta yayınlanan konuyla ilgili bir makalede 'masaya yatırılan konuların tamamında önemli değişiklikler yaşandığı halde, sadece buğdayın taşınması konusunda olumlu bir gelişme sağlanmasına' dikkat çekilmişti...
Olumlu gelişme sağlanamayan ancak hem 'Doğulu' hem de 'Batılı' yorumcular tarafından üzerinde durulmayan konuların başında ise Akkuyu nükleer elektrik santralinin inşaatında yaşanan sorunlar geliyordu.
***
Zirvede, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, santral inşaatını üstlenen Türk şirketi ile ilgili olumsuzluklar ve şikayetleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilettiği biliniyordu...
Bir süre önce Rus Rosatom şirketi, sözleşmeye aykırı davrandığı, iş güvenliğini sağlayamadığı gerekçeleri ile Türk şirketi İçtaş ile yollarını ayırma kararı aldığını açıklamış, İçtaş ise Rus Rosatom'un sözleşme feshinin usulsüz olduğunu, şirketin Türk şirketini devreden çıkararak işi Rus şirketler aracılığıyla yürütmeyi amaçladığını savunarak karara karşı çıkmıştı...
Santralın inşaatının 2023 yılında tamamlanması ve inşaatın İçtaş şirketi tarafından yürütülmesi konusunda ısrarcı olan Erdoğan ise Akkuyu'daki krize bizzat el koyacağını ve sorunu çözmek amacıyla bizzat incelemeler yapmak üzere Akkuyu'ya gideceğini açıklamıştı.
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve dönüşünde, Akkuyu'da incelemelerde bulundu...
Ziyaretin tam da İnşaat başlangıç sürecinde İçtaş A.Ş. tarafından Rus devlet şirketi Rosatom'a verilen 350 milyon dolarlık avans teminat mektubunun tarihinin dolmasına bir gün kala yapılmış olması ilginç bir tesadüftü...
Dolayısıyla Rosatom'un İçtaş A.Ş'den aldığı 350 milyon dolarlık avans teminat mektubunu bankalara başvurarak nakde çevirip çevirmeyeceği sorusunun cevabı, aynı zamanda santralın inşaat sürecinde yaşanan anlaşmazlığın çözüm yoluna girip girmediği sorusunun da cevabı olacaktı.
***
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in ziyaretin ardından yaptığı şu açıklama da bu düşünceyi doğrular nitelikteydi:
'Konu bize intikal edince süratle problemleri çözmek için girişimlerde bulunduk. Bu tip çok büyük projelerde sahada sıkıntılar olabilir, idari ve mali anlamda. Maalesef bu sorunlar aşılamadı. En son Soçi'deki Cumhurbaşkanımız ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasındaki görüşmede de gündeme geldi. Proje takviminde bir aksamaya müsaade edemeyiz. Cumhurbaşkanı'mız ile Akkuyu'ya geçtik. Cumhurbaşkanımız gerekli notları aldı, ikazları yaptı. Beklentimiz bu problemin süratle giderilmesidir '...
Ancak, beklenen olumlu gelişme olmadı. Rus devlet şirketi Rosatam, İçtaş'ın teminat mektubunu nakde çevirmek için girişimde bulundu. Bu hamleye karşılık, İçtaş şirketinin avukatları Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak ödemenin durdurulması için 'İhtiyatı tedbir' kararı alınmasını talep etti. Mahkeme de bu talebi haklı bularak, İçtaş'ın 42 milyon dolarlık bir teminat mektubu daha yatırması koşuluyla 'ihtiyati tedbir' kararı aldı ve ödemeyi durdurdu.
***
Kısacası, iki zirvenin sonuçları ne Batı medyasının gösterdiği kadar olumsuz, ne de Türkiye ve Rusya cephesinin gösterdiği kadar olumluydu...
Çözümlenemediği için askıya alınan bir başka konu, Suriye'ye yapılacak 'özel operasyon'du...
Görüşmelerde Putin'in, Erdoğan'a operasyon yapılması yerine sorunların Suriye hükümeti ile işbirliği yoluyla çözümlenmesi yönünde telkinde bulunduğu açıklandı. Suriye'nin kuzeyinde hava sahasına kontrol eden Rusya'nın bu telkini hiç kuşkusuz Erdoğan tarafından görmezden gelinemezdi. Sonuçta, 'bir gece ansızın' başlaması beklenen operasyon, bir kez daha ertelendi.
***
Kommersant gazetesinin 'tek olumlu gelişme' olarak dikkat çektiği, 'buğdayın taşınması konusunda sağlanan gelişme' de 'sağlam' bir gelişme değildir...
Çünkü Rusya, bu gelişme sonunda yalnızca Ukrayna'nın limanlarda bekleyen buğdayının değil, kendisinin Batı'nın ambargosu dolayısıyla limanlarda beklettiği 40 milyon tona yakın buğdayın da ihraç yolunun açılmasını bekliyor...
Bu beklenti gerçekleşmezse, o anlaşma da yakında sona erebilir.