Ankara’da konut piyasasında satış adedinden çok, tüketicinin satın alma kararındaki değişimin dikkate alınması gerektiğini belirten Göker, yüksek fiyatlarla birlikte vatandaşın bütçesi ile konut fiyatları arasındaki makasın açıldığını söyledi. Buna rağmen ulaşım akslarına, sosyal donatılara, eğitim ve sağlık hizmetlerine yakın projelere yönelik talebin sürdüğünü kaydeden Göker, müteahhitlerin artık “kaç metrekare konut yaptık?” sorusundan önce “Bu konutu kim satın alacak?” sorusuna yanıt vermesi gerektiğini ifade etti. Projenin arsa aşamasından itibaren hedef kitlenin belirlenmesinin satış hızını artıracağını vurguladı.

“FAİZ DÜŞÜŞÜ TEK BAŞINA YETMEYECEK”

Yüksek konut fiyatlarının yanı sıra kredi maliyetlerinin de vatandaşın satın alma gücünü sınırladığını belirten Göker, faizlerde yaşanacak düşüşün piyasayı hareketlendireceğini ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını dile getirdi. Proje geliştiricilerin farklı peşinat ve ödeme planları oluşturarak hedef kitlenin gelir yapısına uygun finansman modelleri geliştirmesi gerektiğini belirten Göker, tüketicinin yalnızca aylık taksite değil, kredinin toplam maliyetine ve uzun vadeli ödeme yüküne de bakması gerektiğini söyledi. Ekonomiye ve geleceğe ilişkin güvenin artmasıyla ertelenen konut talebinin yeniden piyasaya dönebileceğini kaydetti.

“DOĞRU KONUM, DOĞRU ÜRÜN İLE BULUŞMALI”

Konut sektöründe standart projeler yerine bölgenin demografik yapısına göre şekillenen ve tüketiciye farklılaşan değer sunan projelerin öne çıkacağını ifade eden Göker, küçük metrekareli konutlardan aile tipi dairelere kadar ürünün hedef kitleyle eşleştirilmesi gerektiğini söyledi. “Natamam konut” yaklaşımının da tüketiciye yaşam alanını kişiselleştirme imkanı sunduğu için satış avantajına dönüşebileceğini belirten Göker, “Başarı yalnızca konut üretmekten değil, doğru konumu doğru ürünle buluşturmaktan geçiyor” dedi.

Devamı için tıklayınız.

Kaynak: Başkent Gazetesi: Tolga ALCA