Gıda krizi ile ilgili son yazımızda, özelleştirme furyasının tarıma destek veren kamu iktisadi kuruluşlarını nasıl ortadan kaldırdığından ve bu durumun tarımda yol açtığı çöküşten söz etmiş...
TZD Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş'ın tarımın mutlaka devlet tarafından desteklenmesi gerektiği, özel sektörün, hele hele küresel dev şirketlerin eline bırakılamayacağı görüşüne yer vermiştik...
Demirtaş, açıklamasında özelleştirilen tarımsal KİT'ler ve özelleştirmenin yarattığı sonuçları özetlerken, küresel gıda fiyatlarındaki yıllık artış oranının yüzde 4 , Avrupa Birliği'ndeki artış oranının yüzde 14, OECD ortalamasının ise yüzde 15 olmasına karşın Türkiye'de gıda fiyatlarının son 1 yılda yüzde 92 artmasını bu alanda uygulanan geniş ölçekli özelleştirmelere bağlamıştı.
***
Amasra'da yaşanan felaket de özelleştirme ile ilgilidir...
Gerçi Türkiye Taş Kömürü kurumu resmen özelleştirilmiş değildir...
Ama bu yönde girişimler yapılmış, tepkiler sonucunda özelleştirme gerçekleştirilemeyince TTK tarafından işletilen maden ocaklarının işletme hakları 'rödövans' adı verilen bir uygulamayla özel şirketlere devredilmiştir.
***
Diğer yandan, yatırımsızlık nedeniyle kurum zayıflatılmakta, adım adım özelleştirmeye hazırlanmaktadır...
Bu hazırlıkların bir parçası olarak çalışan sayısı azaltılmıştır. Yatırım yapılmayan ve çalışan sayısı azaltılan kurum, asli görevlerini yapamaz duruma getirilmiştir. TTK'nin elindeki madenlerin özel şirketlere devredilmesi sonucunda kurumun satılabilir fiili üretimi 2002-2021 yılları arasında 1 milyon 374 bin 367 ton düşüş göstermiştir...
Son felakete yol açan grizu patlamasının nedeni henüz resmi olarak açıklanmasa da, olayın üretimi artırma çabaları nedeniyle iş güvenliğinin ikinci plana atılmış olması ihtimalinden kaynaklanması büyük bir ihtimaldir.
***
Günümüzde TTK'nın özelleştirilmesi amacıyla uygulanan yöntem, geçmişte Sümerbank'ın özelleştirme/tasfiye sürecinde de uygulanmıştı...
2003 yılında başlayan Sümerbank'ın özelleştirilme çalışmaları 2013 sonuna kadar devam etmiş, bu süre içinde 11 işletme satılmış, 10 işletme devredilmiş, 1 işletme kapatılmış, toplam 21 işletme, 16 Mağaza, 11 Bölge Müdürlüğü, 14 İştirak, 304 Bayi, 7 adet Tedarik Dağıtım ve Depo Müdürlüğü, 7 adet Bölge Şefliği tasfiye edilmişti...
Bu işlemler sonucunda 1987 yılına kadar kar eden kuruluş, özelleştirme kapsamına alındıktan sonra 1988 yılında 101.7 milyar zarar etmiş, zararın 2002 yılında 195.8 trilyon liraya çıkmasıyla Sümer Holding'in 40 fabrikasından 24'ü satılmış ya da kapatılmıştı.
***
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından (ÖİB) hazırlanan Mayıs 2016 tarihli bir raporun 'Kısa vade projeler ve önerilen özelleştirme yöntemleri' bölümünde yer alan bilgiler, toplam 9 milyar 53 milyon tonluk rezerve sahip maden sahalarının daha o tarihte elektrik üretimi amacıyla özelleştirilmesinin planlandığını göstermekteydi...
15 Ekim 2020 tarihinde İYİ Parti İl Başkanı Yavuz Erkmen, Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun (TTK) özelleştirilmesi için düğmeye basıldığını iddia etmiş, o tarihte TBMM'ye sunulan Torba Yasa'da kurumun özelleştirilmesi yönünde hazırlıklar yapıldığına dikkat çekmişti...
2021 yılı kasım ayında TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Yönetim Kurulu, Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK)'nun 1980 yılından itibaren işlevsizleştirilerek, özelleştirme sürecine sokulduğunu belirten bir açıklama yapmıştı. Açıklamada, kurumun önemli önemli ölçüde iş gücü ve üretim kaybına uğratıldığı, işletme alanlarının rödovans adı altında özel şirketlere devredildiği bilgisi verilmekte, 'TTK'nın kısa ve uzun vadeli ihtiyaçları görmezden gelinmiş, yarattığı katma değer yok sayılarak kurumun işlevsizleştirilmesi ve tasfiye edilmesi gündemden düşürülmemiştir' denilmekteydi.
***
Sonuç olarak, tarımdan madenciliğe kadar uzanan her alanda yaşanan özelleştirme süreci, dünyanın başka ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de gıda krizinden borç sorununa, maden kazalarından yoksulluk ve yolsuzluğa kadar uzanan bir dizi olumsuz sonuç yaratmıştır...
Önümüzdeki dönemde, enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle muhtemelen kömür madenlerinde üretimi artırma zorunluluğu doğacak, önlem alınmadığı takdirde yeterli yatırım ve çalışan sayısına sahip olmayan TTK işletmelerinde bu durum iş güvenliğinin daha da geri plana atılmasına yol açabilecektir...
Bu durumun önlenmesi için maden kazasına yol açan nedenlerin acilen ortaya çıkarılması ve sorumluların cezalandırılması kadar devletin denetim kurumlarına işlerlik kazandırılması da büyük önem kazanmıştır.